Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, yeme bozukluklarının psikolojik kökenlerini ve çevresel faktörlerin etkilerini analiz etti. Mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacının yeme bozukluklarında kritik rol oynadığını belirten Elbaşoğlu, "Özellikle baskıcı aile yapılarında büyüyen bireylerde, kontrol edilebilen nadir alanlardan biri beden olabilir. Kişi, yemek yeme davranışı üzerinden hem kontrol hissini kazanmaya hem de içsel gerilimini azaltmaya çalışır." dedi.
SAVUNMA MEKANİZMASI: YER DEĞİŞTİRME
Hayatın farklı alanlarında kontrolü kaybeden bireylerin bu durumu bedenleri üzerinden telafi ettiğini aktaran Elbaşoğlu, "yer değiştirme" mekanizmasına dikkat çekti. Ergenlik döneminde bağımsızlık arayışı ile ebeveyn otoritesi arasındaki çatışmanın, yeme davranışını sembolik bir ifade alanına dönüştürdüğünü vurguladı.
SOSYAL MEDYA VE ÇARPIK ALGI
Sosyal medyadaki filtrelerin "kusursuzluk" algısını güçlendirerek Beden Dismorfik Bozukluğu’nu tetiklediğini ifade eden Elbaşoğlu, idealize edilmiş görüntülerin ergenlerde yetersizlik hissi yarattığını belirtti. Araştırmaların, zayıflığı başarıyla eşleştiren içeriklerin olumsuz benlik algısını artırdığını gösterdiğini ekledi.
DİYET İLE ARASINDAKİ KESKİN FARK
Diyetin belirli bir hedefle sınırlı olduğunu, yeme bozukluğunun ise zihni sürekli meşgul eden bir takıntı olduğunu kaydeden Elbaşoğlu, "Bu durum sadece beslenme meselesi değil; değer, yeterlilik ve kimlik gibi derin ihtiyaçlarla ilişkilidir. Bu bozukluklar, bireyin iç dünyasındaki duygusal çatışmaların yansımasıdır." diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: