Klinikteki sabah kahvemin kokusu, kapıdan giren ilk “hastanın” heyecanlı havlamasına karıştığında anlıyorum ki yine uzun ve bir o kadar da mucizevi bir gün başlıyor. Dışarıdan bakınca veteriner hekimlik; aşılar, reçeteler ya da sadece “sevimli dostlarla vakit geçirmek” gibi görünebilir. Ama madalyonun öteki yüzü, o stetoskopun ucunda atan kalbin sorumluluğunu taşımakla ilgili.
Bir köpeğin gözlerindeki o sonsuz sadakat ya da bir kedinin “dünya yansa umurumda değil” tavrının altındaki o derin güven duygusu… Biz aslında sadece bedenleri iyileştirmiyoruz; biz o sessiz dostlarımızın insanlarla kurduğu o görünmez ama kopmaz köprüyü ayakta tutuyoruz.
Neden Vazgeçemiyoruz?
Bazen soruyorlar: “Hocam, her gün tüy, tırmık, gürültü… Zor değil mi?”
Zor. Hem de çok zor.
Ama bir düşünün; akşam eve yorgun argın döndüğünüzde, günün tüm stresini sadece bir kuyruk sallamasıyla kapının dışında bırakan başka ne var bu hayatta? Ya da siz üzgünken gelip dizinizin dibine kıvrılan, konuşmadan “yanındayım” diyen o tüylü bilgeyi kiminle değiştirebilirsiniz?
Köpekler bize karşılıksız sevmeyi, kediler ise sınır koymanın ve kendine değer vermenin asaletini öğretiyor. Onlar bizim evimizin sadece “evcil hayvanı” değil; evin neşesi, dert ortağı ve bazen de en sabırlı öğretmenleri.
Stetoskopun Öteki Ucu
Veteriner hekim olmak, sadece anatomi bilmek değildir. O muayene masasına yatırılan dostumuzun korkusunu yatıştırmak, dışarıda endişeyle bekleyen “ailesine” güven vermektir.
Çünkü biliyoruz ki, o pati aslında bir insanın canı, bir çocuğun en yakın arkadaşıdır. İnternette orada burada okuduğunuz her bilgiye kulak asmayın; onların dili bazen sadece bir bakıştır, bazen de yemeğini iştahla yemeyişidir.
Onları sevmek demek, sadece başlarını okşamak değil; sağlıklarını, huzurlarını ve yaşam kalitelerini her şeyin önünde tutmaktır.
Sonuçta gün biter, önlük çıkar, klinikten çıkılır. Ama o gün kurtarılan bir hayatın ya da dindirilen bir acının huzuru, en derin uykudan daha dinlendiricidir.
Hayatınıza bir pati dokunduysa, artık asla eski siz olamazsınız.
Ve ne mutlu ki, o pati izleri ruhumuzdan hiç silinmiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: