Türkiye’de yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 32’si obezite ile mücadele ederken, bilimsel veriler korkutucu bir tablo çiziyor. Mevcut artış hızıyla 2035 yılında toplumun yüzde 55’inin obezite riskiyle karşı karşıya kalacağı öngörülüyor. Obezite; diyabetten kalp hastalıklarına, kanserden ruh sağlığına kadar geniş bir hastalık yelpazesini tetikliyor. "Diyet yapıyorum ama tartı değişmiyor" diyenler için Dr. Göktuğ Sarıbeyliler, kilo vermeyi engelleyen temel faktörleri şöyle sıralıyor:
- Hatalı ve Şok Diyetler: Kalori hesabı yapmadan sadece az yemek çözüm değil. Şok diyetler kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olarak süreci zorlaştırıyor.
- Stres ve Kortizol: Kronik stres, kortizol hormonunu yükselterek vücudu yağ depolamaya programlıyor.
- Yetersiz Uyku: Günde 5 saatin altında uyumak insülin duyarlılığını bozuyor. Özellikle 22:00-23:00 saatleri arasında uykuya geçmek metabolik denge için kritik önem taşıyor.
- Hareketsiz Yaşam: Az yense dahi masa başı çalışma ve düşük enerji harcaması, alınan kalorinin yakılmasını imkansız kılıyor.
KİLO ALDIRAN TIBBİ ETKENLER
Kilo artışı bazen sadece yaşam tarzıyla değil, hormonal bozukluklarla da ilişkili olabiliyor:
- Hipotiroidi: Tiroit hormonunun eksikliği metabolizmayı yavaşlatarak üşüme, halsizlik ve kilo artışına yol açar.
- İnsülin Direnci: Hücrelerin şeker dengesini sağlayamaması, özellikle karın bölgesinde yağlanmaya neden olur.
- Kortizol Yüksekliği: Yüzde yuvarlaklaşma, ensede yağ birikimi ve ciltte morarmalarla kendini gösterir.
UZMANDAN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Obeziteyle mücadelede bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Sarıbeyliler, şu üç adıma dikkat çekiyor:
- Sürdürülebilir Beslenme: Şok diyetler yerine sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılmalı.
- Hareketli Yaşam: Günlük fiziksel aktivite bir yaşam biçimi haline getirilmeli.
- Düzenli Kontrol: Metabolik engellerin tespiti için düzenli sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli.
Yorumlar
Kalan Karakter: