Kanserle mücadelede bağışıklık sistemini bir silah gibi kullanmayı hedefleyen Japon bilim insanları, 32 yıllık bir emeğin sonucunu tıp dünyasıyla paylaştı. Geleneksel tedavilerin aksine, hastanın ameliyatla alınan kendi tümörünü antijen olarak kullanan AFTV aşısı, bağışıklık hücrelerini (CTL) doğrudan kanser hücrelerine karşı eğitiyor. Prof. Dr. Tadao Ohno, aşının temel mantığını şu sözlerle özetliyor: "Başkasının kanserine karşı eğitilmiş hücreler, hastanın kendi tümörünü tanımıyor. Biz, patoloji lamlarında bulunan ölü tümör hücrelerini kullanarak bağışıklık sistemine 'hedefi' öğretiyoruz."
ÖNE ÇIKAN BAŞARILAR VE İSTATİSTİKLER
- Meme Kanseri: Evre 4 metastatik hastalarda, radyoterapi ile kombinasyon halinde 10 yıllık sağkalım oranı %50’nin üzerine çıktı.
- Karaciğer Kanseri: Ameliyat sonrası nüks riskini %81 oranında azalttığı klinik çalışmalarla kanıtlandı.
- Sağkalım Oranı: Faz II çalışmalarında, aşılanan grupta 24 aylık sağkalım %90 iken, kontrol grubunda bu oran %50’de kaldı.
AFTV KİMLER İÇİN UYGUNDUR?
Aşı, tek başına bir mucize değil, cerrahi sonrası nüksü önlemek için "tamamlayıcı" bir tedavi olarak tasarlanmıştır. Uygulama kriterleri şunlardır:
- Bağımsız Hareket: Hastanın günlük aktivitelerini sürdürebilmesi (Karnofsky Skoru ≥ 90).
- Doku Miktarı: En az 2 gram tümör dokusunun mevcut olması.
- Bağışıklık Gücü: Lenfosit sayısının mikrolitrede en az 1.000 olması.
- Engel Durumlar: Otoimmün hastalıklar, ağır kaşeksi (aşırı zayıflık) ve yoğun kemoterapi sonucu çökmüş kemik iliği durumunda uygulanmıyor.
NASIL UYGULANIYOR?
Tedavi, 2 hafta aralıklarla deri altına yapılan toplam 3 enjeksiyondan (bir kür) oluşuyor. Hücre kültürü gerektirmediği için dendritik hücre aşılarına göre daha basit ve ekonomik bir üretim sürecine sahip.
Yorumlar
Kalan Karakter: