Gazete 365'ten büyük fırsat.................FLAŞ...FLAŞ...FLAŞ...

Yeteneklerinizi gösterme fırsatı Yazması sizden, yayınlaması bizden Gazete 365 siz değerli okuyucularına yeteneklerinizi gösterme imkanı sunuyor. Çektiğiniz fotoğraflar, çizdiğiniz resimler, karikatürler, yazdığınız denemeler, makaleler, fıkralar, ş

Gazete 365'ten büyük fırsat.................FLAŞ...FLAŞ...FLAŞ...

Yeteneklerinizi gösterme fırsatı Yazması sizden, yayınlaması bizden Gazete 365 siz değerli okuyucularına yeteneklerinizi gösterme imkanı sunuyor. Çektiğiniz fotoğraflar, çizdiğiniz resimler, karikatürler, yazdığınız denemeler, makaleler, fıkralar, ş

Gazete 365'ten büyük fırsat.................FLAŞ...FLAŞ...FLAŞ...
04 Kasım 2008 - 11:56
Reklam

Yeteneklerinizi gösterme fırsatı Yazması sizden, yayınlaması bizden Gazete 365 siz değerli okuyucularına yeteneklerinizi gösterme imkanı sunuyor. Çektiğiniz fotoğraflar, çizdiğiniz resimler, karikatürler, yazdığınız denemeler, makaleler, fıkralar, şiirler vs. çalışmalarınızı Gazete 365'te yayınlama imkanı sunuyoruz. Aynı zamanda Gazete 365'in internet sitesinde de yayınlanacaktır. Çalışmalarınızı bize gönderin… [email protected] Fax: 0212 442 81 01 Bize çalışmasını ilk gönderen İrfan Karataş'ın ‘Peygamber'e mektup' adlı makalesini sizlerle paylaşıyoruz: Peygambere mektup Sevgili peygamberim… Bu mektubu size olan dayanılmaz özlemin verdiği heyecan ve duyguyla yazıyorum. İnanıyorum ki gönderilen salat ve selamlar gibi bu da iletilecektir size. Ondandır, özenle yazmak için tüm çabam. Ey sevgili Resul… Bizler ahir zamanda yaşayan ümmetin olarak her geçen gün seni daha fazla özlüyor, arıyoruz. Hem de seni hiç görmemişken, hem de gülleri kıskandıran kokunu bilmeden… Eminim ki kainatın affı ve ümmetin kuruluşu için Mevla'ya kaldırdığın o elleri bir çok insan öpmek ister. Tıpkı ravzana gelen büyük veli Ahmet Er Rufa'i'ye yaptığın gibi, kabirden uzanan ellerini öpmüştü. Sonra efendim, kapında beklemeyi çok arzu ederdik. Hani bir gün siz içinizden “keşke biri bu gece kapıda nöbet tutsaydı” diye geçirmiştiniz ve bir ses duymuştunuz, “o kimdir?” diye sorduğunuzda; Ebu Vakkas'ın oğlu Sad; “benim ya Allah'ın Resulü, biri size kötülük yapar diye uyku tutmadı, kapınızda bekleyeceğim” demişti, keşke onunla birlikte kapınızda asker olsaydık… Sevgili Peygamberim… Bir gün sahabe size sorar “kıyamet ne zaman kopacak” diye, siz de ona “o gün için ne hazırlık yaptınız” buyurduğunuzda, o da “ben Allah'ı ve onun resulünü seviyorum” demişti. Siz de “Kişi ahirette sevdiğiyle birliktedir” buyurdunuz. Ya Resulallah, bizler ahir zaman ümmeti olarak Allah'ı ve sizi çok seviyoruz ve sizin her sünnetinize, her tebliğinize sizi hiç görmemiş olsak bile tıpkı Ebu Bekir-i Sıdık edasıyla biat edip “O demişse doğrudur. O daha fazlasını da dese, O demişse doğrudur” diyoruz. Çünkü siz ya Resulallah, her övgüye layıksınız çünkü siz şefkatsiniz, merhametsiniz, alemlere rahmetsiniz. “And olsun ki size içinizden öyle bir elçi gönderdi ki sıkıntıya düşerseniz O'na ağır gelir” buyuruyor Tevbe ayeti. Bu nasıl sevgidir ki efendim sizden söz edilince yürekler coşuyor ve isminiz geçtiğinde toparlanıyoruz. Tıpkı Medine'de görev yapmış Sultan Abdülaziz'e bir gün bir dilekçe gelir ve sultan yarı baygın bir halde hasta yatağındadır, dilekçeyi getiren yavere nerden geldiğini sorar, yaver Medine'den deyince sultan “beni hemen ayağa kaldırın, Allah'ın elçisinin şehrinden bir dilekçeyi yatarak dinleyemem” der. Sen ne kadar yüceymişsin ki ey Muhammed Mustafa (S.A.V.). Ya sevgili Nebi… Keşke o sahabenin bakıp da doyamadığı yüzünüzü görebilseydik, keşke o gülleri bile kıskandıran kokunu hissetseydik, keşke her ne kadar istememiş olsan da bulunduğun harplerde sizi Hz. Hamza gibi, Hattaboğlu Ömer gibi, Asetullah Ali gibi, sadık dost Ebu Bekir gibi ve duanda “Yarabbi, bu insanları helak edersen sana kulluk edecek kimse kalmaz, bizi muzaffer kıl” dediğin sahabe gibi biz de müşriklerle çarpışıp yolunda fad-i can olsaydık. Efendim… sizi o kadar seviyorum ki mübarek isminizi çocuklarıma verdim, biri Muhammed biri Mustafa. Hani siz “ümmetim içinde beni en çok sevenler onlardır ki benden sonra dünyaya gelenlerdir ve onlar beni görmeden bana tabi olacaklar, onlar benim kardeşlerimdir” buyurmuşsunuz. Ben o ümmetin bir bireyi olarak Allah'a hamd ediyorum ve şükür ediyorum ki Mevlam sizi yarattı. Siz ne kadar güzelmişsiniz ya Muhammet Mustafa (S.A.V.). Efendim… Tıpkı miraçta sizi bekleyen melekler gibi, gök ehli gibi biz de sizi hep bekleyeceğiz. Selat ve Selam size olsun ev fahri kainat… İrfan Karataş İ[email protected]