DİKEN EKEREK GÜL TOPLANMAZ!
Saara Yılmaz Özenç'in makalesi… DİKEN EKEREK GÜL TOPLANMAZ! ABD Dış İlişkiler Komitesi'ndeki Sözde Soykırım oylaması için “Türkiye onuruyla oynatmaz, neticeleri net olarak görmediğimiz sürece büyükelçimizi ABD'ye göndermeyiz. ABD, bizim
Yayınlanma :
15.05.2010 13:18
Güncelleme :
15.05.2010 13:18
Saara Yılmaz Özenç'in makalesi…
DİKEN EKEREK GÜL TOPLANMAZ!
ABD Dış İlişkiler Komitesi'ndeki Sözde Soykırım oylaması için “Türkiye onuruyla oynatmaz, neticeleri net olarak görmediğimiz sürece büyükelçimizi ABD'ye göndermeyiz. ABD, bizim stratejik müttefikimizdir, ortağımızdır. Ermenistan'la Türkiye arasında İsviçre protokolü imzalanırken bu gelişmeler komik.”dendi. Ancak bu da One minute'tan öteye gidemeyecek bir söylem. İsrail ile o günden bugüne her alanda sürdürülen işbirliği, ABD ile de devam ettirilecek. Amerika'dan sonra İsveç'te geçirilen tasarıda, 1915'te Ermenilerin, Asurilerin, Süryanilerin, Keldanilerin, Pontus Rumların ve diğer Hıristiyan azınlıkların soykırıma uğratıldığı iddia edilerek amacını aşan ve bir tablo sergiledilendi. Dinler asılsız iftiralarla yayılmayı hak etmiyor. Bugüne kadar; PKK ile siyasi çözüm, AB'ye uyum paketleri, İncirlik Üssü kullanımı, BOP' un gerçekleştirilmesi, Kuzey Irak'ta devlet kurma, İran'a karşı ABD'nin yanında yer alma, İsrail ile iniş- çıkışlı ilişkiler, 301. madde, ılımlı İslam Politikaları, açılımlar, derken; hangi siyasi parti gelirse gelsin, durumu düzeltemeyecek kadar elimizi kolumuzu bağlattık. Bugün Sudan, benzer oyunlarla karşı karşıya. Komşu ülkelerle arası açılıyor. Arap ve Hristiyanlar karşı karşıya getirilmek isteniyor ve Darfur'la ilgili kıyım haberleri Dünyayı sarsıyor. Amerika'nın bu gerekçeyle bölgede yönetimi ele almak istediği ve iştah kabartan yer altı kaynaklarını yönetmek istediği düşünülüyor.
GÜNAH KEÇİSİ BİZ OLDUK !..
"Ermenilere kırım yaptınız" konulu saldırılar, tarihi gerçeklere değil, siyasi emellere dayanmaktadır. Siyasi emel topraktır, Türkiye'nin Doğusunda "Kafkas Seddi" oluşturmaktır.
Bu projede, Kürtçülük ve Ermenicilik birer vasıtadır ve paralel kullanılmaktadırlar. Ermenilere soykırım iddiaları, 1918 Mondros Mütarekesi'nden sonra yoğunlaşır. Urfa'dan 1920'de Fransız-Ermeni işgalcilerini kovunca yinelenir. 1965'ten sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin PKK terör Örgütü ile ABD'nin ve AB'nin istediği şekilde siyasi çözümü reddederek silahlı mücadeleyi sürdürme kararlılığı üzerine I995'ten günümüze kadar da devam eder. 30 yılda Türkler Ermenilere soykırım yapmıştır, şeklinde karar alan, bildiri yayınlayan parlamento sadece altıdır. Sonra 1999'da PKK başarısız oluncaya dek dokuz, sonrasında 2000'de 7 karar ve 2006'ya kadarda 17 karar daha eklenir. Birinci ve ikinci saldırılar Sevr öncesidir. Üçüncü saldırı ise "Kürdistan kurma" öncesidir. 24 karar son dönemde alınmıştır.
18.yy' da baş gösteren, 1870'li yıllardan, 1920'li yıllara kadar Rusya, İngiltere, Fransa, Amerika'nın sözde desteğini alan Ermeniler, emperyalistlerin sömürgeci politikalarına alet olmuşlar ve her defasında büyük güçler tarafından yarı yolda bırakılmışlardır. 1914'te Osmanlı'yı 1. Dünya Savaşına ikna eden, Ermenilerin de reformuna destek veren Almanlar, Talat Paşanın o döneme ışık tutmasından korktukları için kendilerine sığınan Talat Paşa'ya suikast düzenlemişlerdir. Pierre Loti'nin “Sevgili Fransa'mızın Doğu'daki Ölümü" adlı kitabında; Rus ve İngilizlerin, Alman Sanders'i suçlamaları, Sanders' in suçu Talat Paşa yoluyla Türkiye üzerine nasıl yıktığı, tüm belgelerin yok edildiği ve İngilizlerin olayları çarpıtarak tarihi yeniden yazmaya çalıştıkları anlatılmıştır. 1.Dünya Savaşı, Ermeniler' in lehine gibi görünse de; öyle olmamıştır. 1919'da İran'la yakınlaşan, 1920'de İstanbul işgal edilince Ortadoğu'daki yerini sağlamlaştıran İngilizler, Ermenilere soğuk ve ilgisiz davranmışlardır. Fransa, Kilikya'da devlet kurmalarına söz vermiş ancak Ermenilerin Müslümanlara açtığı savaşta desteğini çekerek yine yüzüstü bırakmıştır. Ermeniler, Suriye, Kıbrıs ve Mısır'a kaçmışlardır. 1921'de Sen Remo Konferansında, Ermeni sorunu ABD emperyalistlerine verilmiş, yüksek konsey, Ermenistan yardımsız ayakta kalamaz diyerek, Ermenistan sınırlarını çizmiştir. Ancak, politikacılar Ermenileri yönetmekte bir çıkarları olmadığını söyleyerek Ermenileri yüzüstü bırakmışlardır. Taşnaksütyunlu Ermeniler, İngilizlerden aldıkları silahlarla, 1920'de Kars ve Erivan'da kendileri soykırım yapmışlardır. Türkler karşı saldırıda Kars'ı almış, Ermeniler işgal bölgelerini terk etmiştir. İki taraf da kayıplar vermiştir. Sonrasında Ruslar, Ermenistan'da Sovyet iktidarını kurmuş, Gümrü Anlaşması feshedilmiştir. Ardından Moskova ve Kars Anlaşmaları yapılmıştır.
19.yy'da Van, Erzurum, Bitlis, Harput ve Sivas'ta azınlık olan Ermeniler, Yoğun nüfuslu Kürtler tarafından kayıplara uğratıldıklarını söylemişlerdir. Günümüzde ise; Emperyalizme uygun profiliyle, Türk'ün tarihi mirasından harcayan, Türk tarihine ve Edebiyatına kökü çürük kokuşmuş bir ağaç diken, Yazar Pamuk, Kürt'ü ve Ermeni'yi aynı kulvarlarda san ki; Türk'ün zulmüne uğramışlar gibi göstermiştir. Atatürk,”Tehcir, Ermeni çetelerinin Türklere yaptığı katliamlardan doğan kin ve düşmanlıktan dolayı, bir yönüyle Ermenilerin hayatını kurtarmıştır. Mallarını koruma altına almıştır.”demiştir.
POST-MODERN SOYKIRIMIN PARÇASI OLMAYACAĞIZ!
Türkiye konumu itibarı ile kaybı düşünülemeyecek bir ülke. Suriye, İran, Türkiye üçlüsünün tutumları çok önemli. Temeli Türk Kahramanlığı ve Türk Kültürü olan cumhuriyetimiz; kültürümüzü bağnaz, kahramanlığımızı barbarlık olarak değerlendiren Avrupalı ve Amerikalı' ya inanan bir avuç Türk müsveddesi yüzünden tehlikede. Birileri Türk'ü yönlendirmeye, aydın geçinen karabasanlarda Türk'ü eğitmeye kalkışıyor. Halı altına süpürmekten vazgeçip, çözüm üreterek, saçılan dikenlerden kurtulalım. Defalarca tecrübe ettik; dış güçler içimizden seçilmişlere ayrıştırma planlarını uygulatıyor, seçimlerimizi doğru yapalım. 20. yüzyılda milyonlarca insan Batılı ülkelerin soykırımları nedeniyle hayatını kaybetti. Bugün Avrupa kendi suçunu örtbas etmek için Türkiye'yi soykırım yapmakla suçluyor. Bu ikiyüzlülüktür, tarihi çarpıtmaktır. İnsanlık tarihinin en kara, en utanç verici sayfalarını Avrupa yazmıştır. Ne olursa olsun, Türkiye geçmişi karanlık milletlerin post-modern soykırımlarının bir parçası olmayacak. Kaldı ki; iddiaların muhatabı Türkiye Cumhuriyeti değildir!