MİGREN-Ne kadar tanıyoruz?
Dr. İsmet Üstün

Dr. İsmet Üstün

MİGREN-Ne kadar tanıyoruz?

12 Kasım 2021 - 16:28 - Güncelleme: 12 Kasım 2021 - 16:42

Yapılan çalışmalara göre her 4-5 kadından ve 10-12 erkekten birinde migren var. Migrenliler bir ülke kursalar Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın en kalabalık 3. ülkesi olurdu. Tabi çoğu kişi migreni olduğunu dahi bilmemekte. Bazı hastalar senede birkaç atak yaşarlarken bazı hastalar ise hemen hemen her gün ağrı çekmekteler. Kimi hasta şiddetli ağrılardan dolayı yataktan kıpırdayamazken, kimi hasta ılık bir duş ve kahve ile nispeten ayakta atlatabilmekte. Peki migren niye bu kadar değişken?

Migren nedir?
Migren beynin ağrılı bir hastalığı diyebiliriz. Genetik yatkınlığı olan kişilerde çeşitli tetikleyici faktörlerin de etkisi ile beyin sapında ağrıya duyarlı çekirdeklerin uyarılması ile oluşur. Sonrasında baş çevresinde sanki bir iltihap varmış gibi ağrı mediatörleri salınır ve şiddetli bir ağrı… 

Migren neden oluşur?
Genetik yatkınlık önemli. Annede migren varsa kız çocuğunda migren olma olasılığı %40. Anne ve babada migren varsa bu olasılık neredeyse %70 üzerinde. Ayrıca hormonlar da etkili. Bu yüzden kadınlarda migren erkeklere oranla 3 kat fazla gözükmekte.    

Migren atağı nedir?
Ağrı gelmeden önce hastaların yaklaşık yarısı atağın geleceğini anlarlar. Buna prodromal belirtiler denmektedir. Başta ve ensede ağırlık, sersemlik hissi, konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk, sık idrara çıkma, esneme gibi. Bazı hastalar duygu durum değişikliklerinden yakınırlar, sinirlilik ve huzursuzluk gibi. Hasta bu dönemi hisseder, baştan ağrı kesicisini ve önlemlerini alıp istirahate çekilirse atağı ağrıya dönüşmeyebilir. 
  
Yaklaşık 10 hastanın birinde ağrı atağından hemen önce aura denen bir fenomen ortaya çıkar. Hastalar karşıdaki insanın yüzünün yarısını bir anda görmediğinden, parıltılar, zikzaklı görmeden bahsederler. Bu durum ilk defa yaşandığında hastayı çok korkutur. Genelde uzun sürmez ve 1 saat içerisinde düzelir ve arkasından ağrı başlar. Sadece görsel değil bazen de yüzde ve kollarda uyuşma, güçsüzlük olabilir.    

Sonrasında saatler bazen günler süren bir ağrı yani atak dönemi başlar. Migrenin en sevdiği bölgeler alın, göz çevresi, şakak ve ensedir. Genelde tek taraflı zonklayıcı karakterde şiddetli ağrılardır. Bulantı-kusma olabilir. Işık, ses ve koku hassasiyeti gözlenebilir. Ağrılar bazen gözlere vurup bulanık görme, bazen de kulağa vurup uğuldama yapabilir. Hasta başını hareket ettirdiğinde ağrılarının şiddetlendiğini, dönme ve sersemlikten yakınabilir.

Ağrı atağı geçtikten sonra hasta rahat bir nefes alabilir. Ama yine de yorgunluk, bitkinlikten şikayet eder. Bu döneme postdrom (düzelme) safhası denir. 1-2 gün sonra kişi eski haline döner. 

Migren tetikleyicileri nelerdir?
Migreni genelde bir şeyler tetikler ve mekanizmanın başlamasına sebebiyet verir. En sık neden strestir. Kimi hastalar İklim değişikliğinden çok etkilenirler. Lodos, rüzgâr ve ayaza maruz kalma, yolculuk ve hava değişimi atağı tetikleyebilir. Uykusuzluk, aç kalma başka nedenlerdir. Bundan dolayı ramazanın ilk haftaları migren hastaları atakların çok sıklaştığından şikâyet ederler. Tam tersi çok uyumakta kötü etkiler. Haftaiçi iş veya okul nedeniyle erken kalkmaya alışan hastalar hafta sonu bu açığı kapamak için öğleye kadar uyuduklarında bu durum genelde hüsranla sonuçlanır. Migren hastasının hayatı düzenli olmalı yatma-kalkma ve öğün saatleri çok değişmemeli. İş yoğunluğundan dolayı öğün atlayan hastalar yanlarında elma gibi meyveler veya atıştırmalık bir şeyler bulundurmalarını öneririm. Midede kazınma hissi ve az sıvı tüketmek migreni tetikleyebilir.

Bazı yiyeceklerin migreni tetikleyebileceği söylenmekte ve bunların başında çikolata gelmekte. Yağlı yiyecekler, çiğ soğan-sarımsak, mayalı yiyecekler ve kokulu peynirler, alkol, fındık-fıstık, turunçgiller en çok suçlananlar. Hazır dondurulmuş gıdalarda ve paketli yiyeceklerde raf ömrünü uzatmaya yönelik katkı maddeleri olabilmekte. Tatlandırıcılar ve çin tuzu (MSG)  gibi maddeler ağrıları tetikleyebilmekte. Migren hastalarının mümkün olduğunca ev yemekleri yemelerini öneririm. Hastalar bir süre sonra hangi yiyeceğin kendini kötü etkilediğini çözerler. Bir liste vererek bunlardan uzak kalın demek doğru değildir fakat sağlıklı beslenmek elzemdir.

Çay ve kahve içeriğindeki kafein ile ağrı kesici etkinliği vardır. Bazı ağrı kesicilerde etkisini arttırmak için kafein vardır. Ama fazla tüketmek (çay için 5 ince belli, Türk kahvesi için 2’den fazla) tam tersi uyarıcı etkisinden dolayı ağrıları arttırabilir.

Kadınlarda adetten birkaç gün önce ve başında başlayan ağrılar tipiktir. Adet migreni denen bu durum menopoz sonrası son bulur. Menopoz sonrası bazı hastaların ağrıları geri plana geçerek baş dönmesi sersemlik çok şiddetli olmakta. Bu duruma baş dönmesi (vestibüler) migren denmekte.

Bazı ilaçlar ve doğum kontrol hapları ağrıları sıklaştırabilir. Ağrı kesicilerin kendisi de fazla alınca, ağrı eşiğini daha çok düşüreceği için ağrıları sıklaştırabilir. Bu duruma ilaç aşırı kullanımı baş ağrısı denmektedir. Ağrı kesici alımı ayda 4-5 i geçiyorsa işler kötü gidiyor demektir. 

Kötü kokular, havasız ortam ve sigara dumanı atakları tetikleyebilir. Yine enfeksiyonlar risk faktörlerinden. Covit-19 atlattıktan sonra aylarca baş ağrılarının sıklaştığını ifade eden hastaların sayısı az değil.
 
Migreni anlattığımız yazı dizisine sonraki aylarda devam edeceğiz…
 
Sağlıkla kalın...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum