2011-2012 eğitim-öğretim yılı yarı dönemi sona erdi. Öğrenciler bir yandan SBS'ye ve üniversite sınavlarına hazırlanırken diğer yandan okul derslerine devam etmeye çalışıyor. Bu dönemde veliler, karnesini gösteren çocuğuna değerlendirme yaparken, ikinci dönemin verimli kullanıldığında, telafi için yeterli zamana sahip olduğunu unutmamalıdır.
Uğur Dershaneleri Rehberlik Birimi tarafından bu yıl SBS ve üniversiteye hazırlanan öğrencilere, karneleri hakkındaki görüşleri ve ailelerinin karneye yaklaşımlarını belirlemek amacıyla bir anket çalışması uygulandı. SBS ile YGS-LYS’ye girecek olan öğrencilerin oluşturduğu anket çalışması sonucunda, öğrencilerin karne gününün gelmesini istemedikleri, bu nedenle karnesinin iyi gelmesini bekleyen öğrencilerin de karne günü ile ilgili olumsuz bir izlenime sahip olduğu sonucu ortaya çıktı.
“Karne gününün gelmesini istiyor musun?” sorusuna öğrencilerin % 68’i ‘hayır’ yanıtını verdi. Buna göre karnesinin iyi gelmesini bekleyen öğrencilerin de karne günü ile ilgili olumsuz bir izlenime sahip olduğu görülmüştür.
Karnesi iyi gelecek olan öğrencilere “Ailenin karnen ile ilgili tepkisi ne olacak?” diye sorulduğunda, %67’si ‘tepkisiz kalırlar’ yanıtını verdi. Bu nedenle aileler iyi karne karşısında tebrik etme veya ödüllendirme yoluna gitmiyor, tepkisiz kalıyor.
Karnesi kötü gelecek öğrencilere “Ailenin karnen ile ilgili tepkisi ne olacak?” sorusu sorulduğunda, öğrencilerin %39’u ‘tepkisiz kalırlar’ derken, %55’i ‘cezalandırırlar’ ya da ‘bir süre benimle konuşmazlar’ yanıtını verdi. Bu da gösteriyor ki iyi karne karşısında tepki vermeyen veliler, kötü karne karşısında ya sessizliğini bozuyor ya da çocuğu ile olan iletişimini tamamen kesiyor.
Araştırmaya katılan öğrencilere “Ailen ne yapsa ya da nasıl yaklaşsa karnenin 2. dönem daha iyi olması için motive olursun?” sorusu sorulduğunda, öğrencilerin % 45’i ‘bana güvendiğini ve elimden geleni yapacağıma inandığını söylerse” yanıtını verirken, öğrencilerin % 35’i ise ‘bir şey yapmalarına gerek yok, ben daha fazla çalışırım’ yanıtını verdi. Bu sonuç da gösteriyor ki öğrencilerin ailelerinden onlara güvendiğini duymaya ihtiyaçları var. Diğer bir kısım öğrenci ise zaten karnesi ile ilgili elinden geleni yapıyor.
Karne Döneminde Velilere Düşen Altın Görevler!
Öğrencilerin karneleri hakkındaki görüşleri ve ailelerinin karneye yaklaşımları ile ilgili olarak Uğur Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Gökşen Saçaklı, “Öğrenciler kadar aileler de karne gününü büyük bir sabırsızlıkla beklerken başarılı öğrencilerin ödüllendirileceği kesin. Başarısı beklenilenin altında olan öğrencilere karşı aileler çok dikkatli davranmalı. Yarıyıl tatilini öğrenci için ceza günlerine dönüştürmek, şiddet uygulamak ya da psikolojik olarak baskı altında tutmak onları başarısızlığa sevk edecektir. Unutulmamalıdır ki karne, sorgulama değil değerlendirme aracıdır. Birçok etkeninin çocukların karne notlarına doğrudan etki ettiği de unutulmamalıdır. Bu etkenler karneye yansıyan rakamların bizlere anlatamayacağı nedenler olabilir. Karnenin içinde, çocukların okul ve sorumlulukları konusunda nasıl eğitildikleri; motive edilip edilmedikleri; arkadaş ve aile ilişkileri; yetenekleri ve becerilerini aşan ilişkiler bakımından zorlanıp zorlanmadıkları; dönem boyunca gerek okulda, gerekse evde yaşadıkları; birey olarak yaşıtlarından farklı özelliklerin dikkate alınıp alınmadığı; içinde bulunduğu yaş dönemine ait sıkıntıları aşmada yeterli yardım alıp, almadığı vs… görüldüğü karnedeki notların tamamı çocuklara ait notlar değil.” şeklinde konuştu.
Gökşen Saçaklı ayrıca, ailelerin çocuklarına duyduğu güvenin başarıyı olumlu yönde etkilediğinin de altını çizdi.
Yarıyıl Tatilinde Öğrencilere Ne Gibi Görevler Düşüyor ?
Tatilin ilk günleri tamamen dinlenmeye ayrılmalıdır. Daha sonra yapılacak ilk iş, takviminizi önünüze alın ve plan yapmaya başlayın. Sömestr tatili hem dinlenmek, eğlenmek için; hem de eksiklerin tamamlanması için bulunmaz bir fırsattır.
Bir öğretim dönemini daha geride bırakırken, çalışmalarımızı ve yaşadıklarımızı değerlendirmek, eksiklerimizi belirlemek oldukça önemlidir. Önümüzde henüz yaşanmamış olan, eksiklerimizi telafi fırsatı olabilecek koca bir dönem vardır.
Birinci dönemle ilgili değerlendirme yapmanızı ve aşağıdaki soruları bir kağıda cevaplamanızı öneriyoruz:
Sene başında kendinizden bekledikleriniz neydi? Hedeflediklerinize ne kadar yakınlaşabildiniz? Hedeflerinize ilerlerken yaptığınız hatalar ve doğrular nelerdi? Bir dönem boyunca yapmış olduğunuz çalışmalarınızı ve aldığınız sonuçları değerlendirin. Birinci dönem hangi derslerden hangi eksikleriniz olduğunu düşünüyorsunuz? Bir listesini çıkarın.
Tatil, sıkıntı yaşadığınız konu ya da derslerle de yüzleşmek için bir fırsattır. Takıldığımız veya baş edemediğimiz bir ders ya da konu ile karşılaşınca bırakıp, kaçmak yerine onunla yüzleşmek en doğrusudur. Sıkıntı yaşanan konu ya da dersi öğretmenden destek almadan önce biz başına oturup uğraşmalıyız. Kendi mantık örüntümüzle o sorunu çözmeye çalışmalı, daha sonra bir uzmandan destek almalıyız.
Ancak bu dönenim tatil olduğu unutulmamalıdır. Öğrencileri tatilden sonra yoğun sınavlar ve dersler bekliyor. Bu yüzden tatilde her şeyden önce dinlenmiş olmak ikinci döneme tazelenmiş bir şekilde başlamak gerekiyor.