İstanbul, Eskişehir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş, hepsinin ortak noktası vahşi eylemlere seyirci kalması ve kurban olması. Peki bu saldırılar planlı mıydı yoksa uzun zamandır göz ardı edilen bir sorunun acı bir sonucu mu ?
Öncelikle bu soruların cevapları için olayları gerçekleştiren kişileri veya gerçekleşme biçimlerini bir kenara bırakarak olayların oluşum biçimine bakmamız gerekiyor. Yalnızlık 2020’ler ile beraber global pandemi ile artık kişiselleşmekten, hatta tercihten çıkıp artık bir zaruriyet haline geldi. Covid pandemisiyle gelen izolasyon sonrası insanlar evlerde zaman geçirip kendilerini sadece içsel dünyalarına ve tabi kii bitmek tükenmek bilmeyen sanal mecralara maruz bıraktılar, bu olaydan en çokta çocuklar nasibini aldı. Geçmişten bu yana kadar tutuculuk veya kendi haline bırakma başlıkları altında ilerleyen geleneksel aile yapısı zaruri şekilde oluşan bu global izolasyon sonrası yavaş – yavaş kırılmalara neden oldu. Doğal ortamlardan uzaklaşan çocuklar, filtresiz bir ortama kontrolsüz bir şekilde maruz kalırken, yaşadıkları iletişimsizlik ile kendi içlerinde bir “Kahraman olma” ya da varolma çabası geliştirmeye başladı. Doğal teşvikler ve fiziki olarak şahit olmadıkları “Rol model” arketipi onların sanal ortamda şahit oldukları ve gerçek hayatta var olamayacak kadar karikatürize edilmiş şiddetli profillere yönelmesine yol açtı.
İLETİŞİMSİZLİKTEN DOĞAN SESSİZ VE SAKİN PROFİLLER
Failler’den ilki olan ve bu olayların mimarı sayılacak S.Ç’yi ele aldığımızda hakkında söylenen ilk şey “Sessiz ve sakin biri” tanımlamasıydı. Vasat bir çizgide ilerleyen okul hayatı, akranlar ile oluşan sosyal kopukluk ve ailenin kendilerinin söylediği gibi sadece evde bilgisayar ile vakit geçirmesi bu durumun “tehlikeden” ziyade bir “uyumluluk” olarak görüldüğünü gösteren etmenler. Tabii ki bu uyumluluk sanrısı, herşeyin sonunda fail S,Ç’nin kendiyle alakasız şekilde kasaplığa yönelmesinin, perde arkasında sanal ortam aracılığıyla duyurmaya çalıştığı nefretinin, ve çizim yoluyla aktardığı vahşet krokilerinin göz ardı edilmesine yol açıyor.
GERÇEK DÜNYADA KENDİNİ İFADE EDEMEMEK
İstanbul vahşetinden aylar sonra gerçekleşen ve neyse ki ağır kayıpların yaşanmadığı Eskişehir faili A.K.Y olayına baktığımızda ise failin yine sessiz, sakin bir profil olduğunu görüyoruz. Fakat onu S.Ç’den ayıran en büyük özellik ise bu olayları açık – açık sanal ortamda bir tür “Manifesto” olarak ilan edebilmesiydi. Yazdığı yazılarda global ve siyasi konulara değinmesi, saldırıyı gerçekleştirdiği ekipmanlarda tarihi olarak yaşanan bazı vahşet olaylarını ve ırkçı ideolojilerden bazılarını sembol olarak kullanması karşısındaki insanlara 1.dereceden muhatap olduğu kişilere karşı beceremediği iletişimsizliğini gösteren önemli etkenler. Tabi kii yine bir serzenişte mevcut, saldırı öncesi çeşitli filtresiz platformlarda yazdığı yazılarında; ailesi ile değil, dedesi ve anneannesiyle iyi anlaştığını dile getirmesi, üzerine basa – basa arkadaşları tarafından dışlandığını belirtmesi ve bunun artık bir siyasi bir nedenden kaynaklı olduğunu belirtmesi oluşturamadığı sosyal iletişimin en büyük kanıtı olarak görülebilir.
KATİLLERİ VE HAYALİ KARAKTERLERİ ROL MODEL ALMA
Son yaşanan olaylar ise akıllara 1999 Columbine lisesi katliamı ve 2014’de yaşanan Elliot Rodgers saldırısını getirebilir. Kahramanmaraş saldırganı İ.A.M ve Şanlıurfa saldırganı Ö.K’nin kullandığı yöntemin birebir uyuşması bunun en büyük kanıtı olarak sepisifik bir örnek teşkil etse de İ.A.M’nin sosyal medya profiline koyduğu Elliot Rodgers resmi bunu tam anlamıyla nesnel olarak kanıtlar niteliktedir. Tabi kii bir’de hayali karakter özentiliği de mevcut. İstanbul Çekmeköyde 5 kişiyi ağır yaralayan ve Fatma Nur Çelik isimli öğretmenin ölümüne yol açan F.S.B’nin okul içerisinde fenomen seri katil dizisi “DEXTER’ın” ana karakteri Dexter Morgan olarak anılması da bunun bariz bir örneğidir.
Tüm bu örnekler yine konuyu iletişimsizlik, kendini ifade edememe ve gerçek dünyadan kopukluk konularına yöneltiyor.
AİLELERE DÜŞEN ROLLER NEDİR ?
Aile sağlığı bu tür olayların yaşanmasındaki 1.derece önem taşıyor. Çocuğun her ne kadar; okul,akran çevresi gibi vakit geçirdiği umumi ortamlar olsa da maruz kaldığı ve sürekli görmek durumunda olduğu kişiler ailelerdir. Ailelerin yapması gerekenler
- Çocukla çatışmaya yol açmayacak kontrol
- Birlikte yapılan duygusal aktiviteler
- Yeteneğinin fark edilerek onlara yönlendirilmesi (Spor – Sanat)
- Kıyaslamamak
Yorumlar
Kalan Karakter: