Areda Survey’in 18-30 yaş grubundaki 1.107 gençle yaptığı araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 76,9’u kendini "Müslüman" olarak tanımlıyor. Ancak dindarlığın yaşanma biçimi söz konusu olduğunda genç kuşakta ciddi bir sorgulama göze çarpıyor. Gençlerin yüzde 35,3’ü mevcut dindarlık anlayışının büyük ölçüde "göstermelik" olduğunu düşünürken, yüzde 37,4’ü dindarlık ve hayat tarzının zayıfladığını savunuyor.
AİLE VE ÇOCUK YETİŞTİRMEDE İNANÇ HALA TEMEL DİREK
Gençlerin dindarlık temsiline yönelik eleştirilerine rağmen, aile kurumuna bakışlarında inanç hala merkezi bir rol oynuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 72,4’ü aile kurumunun temelini inancın oluşturduğuna inanıyor. Ayrıca, çocuk yetiştirme sürecinde din ve inancın "çok önemli" olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 76,1 gibi yüksek bir seviyede seyrediyor. Bu veriler, gençlerin kurumsal veya temsil edilen dindarlığa mesafeli olsa da kişisel ve ailevi değerlerde inanca sıkı sıkıya bağlı olduğunu gösteriyor.
SAMİMİYET BEKLENTİSİ ÖNE ÇIKIYOR
Araştırma sonuçları, Türkiye’deki Z ve Y kuşaklarının inançsızlaşmaktan ziyade, "daha samimi ve gerçek" bir dindarlık beklentisi içinde olduğunu kanıtlıyor. Yetişkinlerin temsil ettiği dindarlığın günümüze hitap etmediğini düşünenlerin varlığı, dindarlık anlayışında kuşaklar arası bir farkın oluştuğuna işaret ediyor. Özetle gençler; gösterişten uzak, özümsenmiş ve içten bir inanç pratiği arzuluyor.
ARAŞTIRMA METODOLOJİSİ
Bu araştırma, 25–27 Mart 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde 18–30 yaş grubunda yer alan 1.107 kişinin katılımıyla, Areda Survey’in Profil Bazlı Dijital Paneli üzerinden CAWI (Bilgisayar Destekli Web Anketi) tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Yorumlar
Kalan Karakter: