Reklam
Reklam

Başkan Ferhat Öztürk 'EĞİTİMde BİRiz' sloganı ile yeniden aday…

Yaklaşan kongre öncesi yeniden aday olacağını açıklayan Eğitim-Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Ferhat Öztürk, “Kaldığımız yerden devam” mesajı verdi, bugüne kadarki çalışmalarını ve önümüzdeki süreç için projelerini anlattı.

Başkan Ferhat Öztürk 'EĞİTİMde BİRiz' sloganı ile yeniden aday…

Yaklaşan kongre öncesi yeniden aday olacağını açıklayan Eğitim-Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Ferhat Öztürk, “Kaldığımız yerden devam” mesajı verdi, bugüne kadarki çalışmalarını ve önümüzdeki süreç için projelerini anlattı.

Başkan Ferhat Öztürk 'EĞİTİMde BİRiz' sloganı ile yeniden aday…
16 Ekim 2018 - 14:56 - Güncelleme: 17 Ekim 2018 - 17:45
Reklam

Eğitim-Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Ferhat Öztürk, yaklaşan 6. Olağan Genel Kurul’da 2. Dönem Başkanlığı için adaylığını açıkladı. Başkan Öztürk, adaylık çalışmaları ve ilk dönemde yaptıkları çalışmalar hakkında Gazete Sancak’a açıklamalarda bulundu.

Yeni dönem öncesi “Eğitimde Biriz” sloganı ile Eğitim-Bir-Sen üyelerine seslenen Başkan Öztürk, verdiği röportajda; yeni dönem çalışmaları ve projeleri hakkında, “Kaldığımız yerden devam” mesajı verdi.

İşte Eğitim-Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Ferhat Öztürk’ün o röportajı:
Başkanım merhabalar, bizi kırmayıp röportajımıza olumlu cevap verdiğiniz için teşekkür ederiz. Biz sizin çalışmalarınızı biliyor ve yakinen takip ediyoruz. Eğitim camiası ve okuyucularımız için, öncelikle geride bıraktığımız dönemi bize kısaca özetleyebilir misiniz?
- Merhabalar. Öncelikle şubemizi tanıtayım sizlere; bizim şubemiz İstanbul’un ilk şubesidir. Adımız İstanbul 1 No’lu Şube’dir ama kurulduğumuz 1992 yılından 1999 yılına kadar İstanbul Şubesi olarak geçiyordu. Daha sonraları şubelerin sayısı arttıktan sonraki süreçte ise biz İstanbul 1 No’lu Şube olarak anılmaya başladık.

Eğitim-Bir-Sen’de kongreler, tüzüğümüz gereği 4 yılda bir yapılmaktadır. 2014 yılının 23 Kasım tarihinde Abidin Pak Öğretmenevi’nde gerçekleştirdiğimiz 5. Olağan Genel Kurul seçimlerine tek liste olarak girmiştik. Delegelerimizin teveccühü ile Şube Başkanlığı görevine geldik. Geldiğimiz andan itibaren, zaten belli bir planımız programımız vardı ve ilk olarak daha önceki süreçte teşkilatımızda görev almış kişilerle ilgili bir vefa programı yapmak için kolları sıvadık. Özellikle şubemizde emeği bulunanlarla biraraya gelmek, onların bilgi ve birikimlerinden istifade etmek, tanışmak ve kaynaşmak için düzenlemiş olduğumuz programımıza şehir içinden ve şehir dışından ciddi bir katılım sağlandı. Bu program sayesinde teşkilatımızda görev almış kişilere ‘merhaba’ demiş olduk. 

İkincisi, hem genel merkezimizin, hem şubemizin kurumsallaşma üzerine bir hedefi vardı. Bizim şube merkezimiz Aksaray’da bulunuyordu, 92’den sonraki süreçte 94-95-96’da Aksaray’daydı. Ama kurulduktan sonraki süreçte Fatih ilçesi, İstanbul 1 No’lu şubemizin sınırları dışında kalıyordu. Bizim şubemize bağlı 7 tane ilçemiz vardı; Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bağcılar, Zeytinburnu, Güngören ve Esenler... Şubemizi, bize bağlı bulunan ilçelerden birine taşımamız şube adresi açısından daha uygun olur diye düşündük. Fatih’teki adresimiz hem bölge dışında, hem de kira masrafımız vardı. Yani ilk olarak kendi bölge sınırlarımıza gelmek gibi bir gayemiz, hedefimiz vardı. Kendi yerimiz olsun istiyorduk, mülkiyeti kendimize ait bir yer... Buraya gelerek de ilk olarak yer araştırmasında bulunduk. Şube merkezi olarak iki yerde karar kıldık... Bir Bağcılar Kirazlı, diğeri de Bahçelievler Şirinevler olarak merkez belirledik. Sonuç itibariyle bugünkü bulunduğumuz Şirinevler’deki iki ofis şeklinde olan yeri kendi mülkiyetimiz edinerek yerleştik. 

Buraya geldikten sonra özellikle basın çalışmalarında daha fazla bir popülarite oldu mu başkanım. Bölge sınırlarınıza diğer ilçelerin katılımı olumlu yönde yansıdı mı? Özellikle bu isimlerini saydığımız 7 ilçedeki çalışmalar göze çarpıyor...
- Özellikle şunu söylemek isterim, bu merkeze geldikten sonra bizim planlamalarımızdan birisi de şuydu: Teşkilat olarak yedi ilçemizin yedisini de aktif hale getirmekti, zaten aktifti bu arkadaşlarımız, bu ilçelerimiz ama bizler bunu bir plan dahilinde yapmaya çalıştık. Örnek verecek olursam; ‘Eğitim-Bir-Sen Buluşmaları’ dediğimiz buluşmaları gerçekleştirdik. Bazı ilçelerimizde mesela Başakşehir’de haftada bir yapılırken, diğer bir ilçede farklı bir zaman diliminde yapılıyor. Yani farklı periyotlarla ‘Eğitim-Bir-Sen Buluşmaları’nı yedi ilçemizin yedisinde de başlatmış olduk. Tabii ki bu sayede özellikle sosyal faaliyetlerle ön plana çıkmış olduk.

Bunun yanında biz hem İstanbul’da, hem Türkiye’de aslında sendikacılık adına ilk yıl itibariyle bir de atölye çalışmaları başlatmış olduk, bu da hem Eğitim-Bir-Sen adına, hem de şubeler adına. İstanbul’da 7 şubemizin yedisinde de atölye çalışmaları başlattık. Bunlar öğretmen arkadaşlarımıza yönelik çalışmalardı. En fazla 25’er kişilik gruplardan oluştu. Sadece bir tanesi hariç, o da Bağcılar’da bölgemizdeki üyemiz olan yaklaşık 400 okul müdürünün tamamına yönelik yaptık bu çalışmayı. Örnek vereyim; Bahçelievler’de sabah saat 10’da başlıyor, akşam 4’e kadar devam eden bir program. 25 tane öğretmen arkadaşımızla birlikte site üzerinden başlamış olduk. Bu sayede de biz bir öncü olduk, bütün Türkiye’deki arkadaşlar da bunu görmüş oldular. 

Sizin başkanlığınızda gerçekleşen çalışmalar ile Eğitim-Bir-Sen 1 No’lu Şube bir takım yenilikleri projelerine dahil ederek pilot uygulama başlatmış oldu diyebiliriz o zaman?
- Bir nevi pilot uygulama oldu, yani bu sayede biz amacımıza ulaşmış olduk. Bu bizim sendika anlamında birinci görevimiz değildi ama biz bir nevi bunu sağlamış olduk. 

Sendikacılık, bir teşkilat ve birikim işidir. 7 İlçemizin tamamında örgütlü bir yapımız var. 500’e yakın okulumuz, kurumumuz var bizim 7 ilçede, yani biz ona işyeri diyoruz. Her işyerinde bizim temsilciliğimiz olan bir yapıya sahibiz biz. Bu anlamda örgütlü olduğumuz için rahat bir şekilde hepsine ulaşabiliyoruz. Örnek vereyim mesela; Genel Merkezimiz Halep’le ilgili bir un kampanyası başlatmıştı. Bizim şubeye bir tır un demişti. Biz ona, arkadaşlarla 7 ilçe olduğu için, 7 tır un demiştik ama sadece bizim şubenin üzerinden 50 küsur tır un göndermiştik. Yani bu tamamen örgütlü olmanın bir artısıydı. 

Aktif bir örgüt olduğunuz buradan da belli...
- Tabii ki, aktif bir örgüt olmanın... Yoksa sadece üye bazında değil. Bizde en uç noktada yer alan işyeri temsilciliğimiz, şube başkanlığı ve genel başkanlığa kadar bir örgütlü yapımız mevcuttur. 

Başkanım bunun dışında, Genel Merkez’in düzenlemiş olduğu bir çok şehirlerarası faaliyete buradan otobüslerle gittiğinize de biliyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
- Evet, Genel Merkezimizin yapmış olduğu faaliyetlere de katıldık. Ayrıca İstanbul şubeleri olarak bir çalışmamız vardı ki, reklam yapıyormuş algısı yaratmamak adına çok fazla dillendirmediğimiz bir çalışmamız oldu. Hatay Kırıkhan’da bizim Genel Başkan Yardımcılığımızı yapan, İstanbul 1 No’lu Şube’nin başkanlığını yapan rahmetli Erol Battal adına bir Misafirhane ve bir Fizik Tedavi Merkezi kurduk. İstanbul Şubeleri olarak birlikte yaptık biz. Bu sayede de bir nevi, nerede bir acı ya da bir ihtiyaç varsa biz karınca kararınca orada olmak istedik. 

İkincisi de, bizim için en önemlisi şuydu; biz eğitim çalışanı üyemizin hep yanında olmaya gayret gösterdik. Yani onlarla hemhal olmaya çalıştık, onlarla birlikte olmaya çalıştık, mutlu gününde, zor gününde ya da herhangi bir sıkıntısı olduğunda... Bizler, üyelerimizin özellikle bizlerin telefonunun 24 saat açık olduğunu bilmesi ve şube başkanı olarak ben de dahil bizlere ulaşabilmesini arzu ettik. Allah’ın izni ile bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum.

Zaten bu dediğinizi üye sayınızdaki artış da doğrulamakta başkanım?
- Kesinlikle öyle. Her türlü problemde, her türlü sıkıntıda biz üyelerle mutlaka bunların görüşmesini yaptık. Göreve geldiğimizde üye sayısımız 5 bin 538 idi, yani o civarda bir sayımız vardı. 2018 Mayıs’a geldiğimizde üye sayımız 8 bin 560’la imza koyduk. Şu anda da 9 bin 200 civarında sistemimizde üyemiz bulunmaktadır.

Muhteşem bir çıkış grafiği var. Bir de başkanım eğitim sisteminde şimdiye kadar yeri geldi sorunlar oldu, işte bakan değişti ama Eğitim-Bir-Sen olarak siz de, genel merkeziniz de hep dik bir duruş sergilediniz ve doğruyu da yanlışı da söylediniz, önerilerinizi sundunuz. Yeri geldi üyelerinizin maaşları hakkında, çalışmalar hakkında, eğitim sorunları hakkında her türlü fedakarlığı yaptınız. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?
- Özellikle maaşla ilgili olarak bizim kazanımlarımız oldukça fazla. Yani özlük haklarıyla ilgili birçok kazanımda genel merkezimizin büyük katkısı var, bu anlamda kazanımların sayısı da oldukça artmış oldu. İşte ek derslerden tutun, işte tatillerde mesela kar tatili oldu öğretmenimiz ek derse giderdi. Biz özellikle bütün sözleşmelerde, toplu sözleşmelerde yetkili sendika olarak masaya oturduğumuz andan itibaren bu problemlerin büyük bir kısmı çözülmüş oldu. Mesela örnek vereyim; nöbet meselesi... Önceden öğretmenler nöbet tuttuğunda ücret alamazdı, şu anda nöbet tuttuğunda ücretini alıyor. Bu gibi meselelerin bir çoğu artık çözülmüş oldu. Şimdilerde öğretmen odalarına gittiğimizde artık bu tarz meselelerin çok fazla konuşulmadığına bizler de şahit oluyoruz. Şu anda konuşulan en büyük konulardan bir tanesi işte, 3600 dediğimiz ek gösterge ne zaman verilecek, verilmeyecek bunlar tartışılıyor. Bunu da takip ediyoruz. 

“Üyelerimiz için sağlık anlaşması yaptık”
- Biz şube olarak tüm bunların yanında üyelerimize dokunacak her türlü protokoller, anlaşmalar da yapıyoruz. Örnek vereyim mesela bir tane; Medipol Esenler Hastanesi’yle bir protokolümüz var. Bizim üyemiz oraya gittiğinde muayene olmak için 1 TL. bile vermiyor. Yani üyelerimize dokunan, şubelerimizin yapmış olduğu protokol tarzı böyle çalışmalar bulunmaktadır. 

Başkanım çalışmalarınıza biz kefiliz, sürekli sahada olduğumuz ve bölgeyi takip ettiğimiz için. Gelecek dönemle ilgili bir takım plan projelerinizden de bahsedelim mi? Geçmiş dönemde maşallahınız var diyebiliriz, yeni dönemde neler düşünüyorsunuz?
- Birincisi biz bu dönemde kurumsallaşma adına bir altyapıyı sağlamlaştırmış olduk. Yani bu kurumsallaşma dediğimiz husus yerinden, hizmet aracından, ajandasından, defterinden aklınıza gelebilecek bir kurumsallaşma anlamında İstanbul 1 No’lu Şube bir altyapıyı kurmuş oldu. Yeni dönemde bunun da üstüne koyarak, bu kurumsallaşmayı bir adım daha ileriye götürmek için gayret edeceğiz. Bunun yanında en önemli çalışmalarımızdan bir tanesi de bizim için bir kültür merkezi oluşturabilmek. Özellikle kendi bölgemizde ve kültür merkezinde de hem öğretmenlerimizin, hem de öğrencilerimizin gelebildiği bir mekan oluşturmak bizim ikinci projemiz. Öğretmen arkadaşlarımızın gelip vakit geçirebileceği biraz daha okuma merkezli, biraz daha kıraat kültürü, biraz daha merkez kültürü yani öğretmen arkadaşımızın öğrencisiyle, arkadaşlarıyla gelip oturabileceği bir mekan tarzında bir yer planlıyoruz. Umarım yeni dönemde görevimizde olduğumuz takdirde bu çalışmamızı da hayata geçireceğiz. 

Peki, üyelerinize yönelik başka yenilikler de var mı? 
- Tabii ki şu var, örnek vereyim... Bizim genel merkezimizin de çalışmaları var; Motif Kart. PTT ile anlaşmalı bir kart uygulaması bu. Bütün üyelerimizi ilgilendiren bir indirim kartı modeli. Bütün Türkiye’de bizim anlaşmalı olduğumuz yerler olacak, üyelerimiz anlaşmalı işyerinde bu kartı okuttuğunda indirimli alışveriş imkanı bulacak. Yine bizim en büyük hedefimiz, üyelerimizle beraber yani üyelerimizin bize ulaşılabilirliliğini devam ettirmek, samimi bir şekilde üyelerimizle iletişime girmek, onların bizimle iletişime geçmesi bizim zaten asıl gayemiz, amacımız da budur. 

GENÇ MEMUR SEN’E GÜVENİMİZ DE DESTEĞİMİZ DE TAMDIR”
Başkanım Genç Memur Sen ile birlikte yaptığınız projeleri de konuşalım mı?
- Bizim desteklediğimiz Genç Memur Sen’imizin bir ‘Bir Bilenle, Bilge Nesil’ projesi var. Liselere yönelik bir proje. Mesela şube olarak biz o anlamda ciddi destek veriyoruz. Genç Memur Sen’e 1 No’lu Şube olarak desteğimiz tamdır.
Ayrıca Genç Memur Sen ile birlikte en son ödül törenini yapmıştık. Öğrencilerimize tam altın, yarım altın gibi ödüller vermiştik. Öğrencilerimiz de gerçekten mutlu olmuşlardı, bu kitap okuyan öğrencilerimiz. Bu şekilde projelerimiz devam ediyor. Her ilçemizde bizim Genç Memur Sen’imizin de temsilcisi bulunuyor zaten. Ama çoğunluğu bizim arkadaşlarımız, bizim üyelerimiz...

Peki, Başkanım yapmış olduğunuz çalışmalar ortada. Bu konuştuklarımız dışında ayrıca eklemek istediğiniz bir şey var mı?
- Bundan önceki süreçte özellikle tabi biz yaptıklarımızı bir kaç hususta ayırmıştık. Mesela işte birincisi vefa hususu, ikincisi kurumsallaşma demiştik kurumsallaşmayla ilgili, üçüncüsü eğitim öğretimle ilgili, az önceki dediğimiz özellikle atölye çalışmaları, bunun yanında 7 ilçemizin tamamındaki ‘Eğitim Bir-Sen Buluşmaları’ bunlar hepsi eğitim öğretim alanındaki çalışmalarımız. 

Bunların dışında sosyal faaliyetler hususunda da şube olarak ön plana çıktık. İşte Erol Battal Misafirhanesi, un kampanyası, geziler... Geziler de var ki onlar sosyal olarak bizim özellikle başarılı olduğumuz alanlardan bir tanesiydi. 

Bunun yanında biz en çok da tabii ki üyemizin yanında olduk. Mesela diyelim, basın açıklamalarımızla özellikle tabii ki sizin de bulunduğunuz bir program vardı, İl Milli Eğitim’in önündeki basın açıklaması. Bir de Başakşehir’de vardı. Yani şu var; biz haksızlık gördüğümüz bir yerde bununla ilgili her türlü açıklamamızı yapıyoruz.

Başkanım, Eğitim-Bir-Sen Buluşmaları gerçekten de cümleden ibaret bir buluşma değil. Muhteşem önemli konuklar, muhteşem hayat hikayeleri, tecrübeler, yaşanmışlıklar anlatılıyor. Siz bu program hakkında neler söylemek istersiniz?
- Yani şu var; şu anda ilk hatırıma gelen mesela biz ‘Eğitim-Bir-Sen Buluşmaları’ ile beraber işte yazarlardan tutun, düşünce adamlarından tutun, bir çok önemli konuk ve konuyu ele alıyoruz.

Cemalettin Latiç var, mesela Nevzat Çiçek’ten tutun farklı ilçelerimizdeki işte Profesör Sami Hoca’dan tutun, Mahmut Toptaş Hoca’dan tutun, aklıma ilk gelen bunlar. Yani biz her alanda ondan sonra bu hatta şu var; ilmi tartışmaların da olduğu her alanda ufuk açıcı buluşmalar gerçekleşmiş oldu.

Burayı özellikle açmanız gerekiyor başkanım, çünkü ‘Eğitim-Bir-Sen Buluşmaları’ hep beraber oturup, muhabbet sohbet edilen sıradan bir program değil. Eğitici ve açıklayıcı konuların ele alındığı buluşmalar hakkında neler söylemek istersiniz?
- Biz bir uygulama başlattık, Türkiye’de de bu uygulama devam etti ve gerçekten de biz bundan çok mutluyuz. ‘Bu hafta neler yaptık?’ diye biz küçük afiş çalışmaları yapıyorduk. Bir süre sonra program yoğunluğundan broşürlerimize programları seçerek eklemek zorunda kaldık. Çünkü o kadar çok faaliyetimiz vardı ki, hatta arkadaşlar artık şunu diyordu; hangisini koyalım bu faaliyetlerden, 7 ilçemizin bu faaliyetleri var ya da bizim şubemizin faaliyetlerinden hangisini koyalım diye seçmek zorunda kaldıklarımız bile oluyordu.

Başkanım birde işyeri buluşmalarınız vardı sanırım? 
- İşyeri buluşmalarının sonunda işyeri temsilcilerimizle biraraya geliriz. Her okulla ilgili işyeri temsilcilerimiz bilgi verir. Görüş ve önerilerini bizlere sunar. Biz de onu alıp genel merkezimize iletiriz.

‘Divan Toplantısı’ dediğimiz toplantılarımızı yaptık. Divan dediğimiz bizim şube yönetim kurulumuzun organlarının toplantılarıdır. Bu şekilde biz bunların tamamını gerçekleştirmiştik. Kendi kurumsal toplantılarımız da var; yönetim kurulu ile, işyeri temsilcilerimizle, ilçe başkanlarımızla en azından 15 günde bir mutlaka biraraya geliyoruz.

Başkanım bir de malumunuz 15 Temmuz hain darbe girişimini atlattık ülke olarak. Sizde Eğitim-Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube olarak oldukça dik bir duruş sergilediniz. Bu konuda fikirlerinizi söyler misiniz?
- Evet, gerçekten 15 Temmuz sürecinde şükürler olsun ki büyük bir badire atlattık. Bizler bütün üyelerimizle, biz de dahil teşkilatımız olarak alanlara çıktık. Genel Başkanımız da Ankara’da o saatte alandaydı, saat 23.30 gibi o da basına demeç vermişti. Bu anlamda da, teşkilat olarak da biz özellikle 15 Temmuz’da nasıl durulması gerektiyse o şekilde, dik bir şekilde durduk.

Bununla ilgili olarak 15 Temmuz sonrasında da bir çok çalışmanız oldu sanırım?
- Tabii ki, ondan sonraki süreçte bizim için en önemlisi o geceydi. Çünkü biz o geceki çalışmalarda sahada arkadaşlarımızın tamamıyla bulunduk. Ondan sonraki süreçte de alandaydık ama o geceden sonraki süreç daha farklıydı. Yenikapı’daki mitingde vardık, şu an araç sayısını hatırlamıyorum ama çok ciddi kalabalıktık. 

Bir de şu vardı; biz Kudüs hususunda da çok hassasızdır, çünkü Kudüs bizim için önemlidir. Bizim kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan, Kudüs şairi olarak bilinir. Kudüs’le ilgili Genç Memur Sen’le okullarda yaptığımız küçük ama mükemmel getirisi olan bir çalışma yaptık. Genç Memur Sen’le bütün sınıflarda, bütün okullarda özellikle resim çalışması yaptık. Genç Memur Sen’imiz hazırladı, afiş şeklinde bütün sınıflarda o hafta Kudüs konusu işlendi. İnşallah yeni dönem için de çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.


YORUMLAR

  • 0 Yorum