Haydi! Çocuklarınızı da alın ve ailecek Sansarak Kanyonu'na...
Orhan Mert

Orhan Mert

Okur-Gezer

Haydi! Çocuklarınızı da alın ve ailecek Sansarak Kanyonu'na bir gidin

20 Eylül 2020 - 01:27

Bugünlerde hayatın değeri ve anlamını daha çok farkına vararak geçirdiğimiz o sıkıcı şehir yaşantısının üstüne, bir yandan da okullar açılırken kayıt telaşındaki stresler eklendi. Öğrenim sürecindeki çocuklarımızın hafta sonları doğa ile vakit geçirmesini sağlayıp, onların analitik düşünme yetisinin yollarını açarak, ruhsal ve işitsel duyularının gelişimine katkı sağlayabiliriz diyerek sözlerime başlayayım. Sonra yazımın sonunda bunun hafta sonundan da öteye nasıl taşınabileceğine dair belki de sadece hayal olarak kalacak fikrimi sizinle paylaşacağım. Ama önce eğitimle ilgili bu güzel düşünceleri nerede düşündüğümü sizlerle anlatayım. Gidin, orayı görün, şöyle bir uzanıp, gözlerinizi kapatın ve doğanın dinginliğinde bunu bir düşünün.

Benim için biyolojik olarak yılın başı sayılan Eylül ayının ilk haftasında; dostlarımla Bursa’ya gittim. İznik'in daha keşfedilmemiş birçok yerlerinden olan; Sansarak Dere Kanyonu’nu yürüdük. Bu kanyon, muhteşem doğasıyla özellikle hafta sonu kamp kurmak ya da kanyon gezintisi yapmak isteyenler için uğrak rotalar arasında yer almaya başladı. İstanbul'a 3 saatlik bir uzaklıkta, hiçbir eski yapının yıkılmadığı, halen sıcak samimi insanların yaşadığı; Sansarak Köyü’ndeki kanyon, yanı başımızda saklı kalan nadir doğa harikası bir yer adeta.

Sansarak Kanyonu’na gitmek için Müşküle Köyü altından önce İznik'e buradan da Sansarak Köyü’ne kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Ailenizle harika vakit geçireceğiniz el değmemiş doğal güzellikten geri gelmek ne kadar zor olsa da özellikle çocuklarınızın bilinç altında muhteşem izler bırakacağına eminim.

Bu muhteşem yere nasıl ulaşacağınızı kısaca anlattıktan sonra gelelim en başta bahsettiğim konuya. Hep çocukluğundaki izler, öğretiler ve deneyimlere bağlı biri olarak ben; tabiatla bağı olan bir okul hayal ettim. Beşeri bilimleri uygulamalı olarak öğrenebilecekleri bir fiziksel ortam. Öğrencilere öğrendikleri bilgiyi hafızada tutmayı sağlarken onların duygularını besleyecek, el becerilerini de geliştirmeye katkı sağlayacaktır. Böyle bir modelle hem doğayı el üstünde tutmayı hem de insanlığın eserlerine katkı sağlayan bir toplumun parçası olmak için gerekli olan temel yaşantıyı öğreten çok yönlü bir eğitim verilebilir. Çocuklara bir çiçeğe baktıklarında onun temsil ettiği ekosistem sağlığını öğretebiliriz. Onlara doğayı sevmeyi, korumayı, iç içe sevgiyle yaşamayı öğretebiliriz. Belki böylelikle belirli dönemlerde sıklıkla duyduğumuz; insan kaynaklı orman yangınları azalır, su kaynaklarımız tükenmez, ozon tabakası zarar görmez, çevremiz kirlenmez. Nasıl ama güzel olmaz mıydı?..




YORUMLAR

  • 0 Yorum