Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Toplumsal kültür
Reklam
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

Toplumsal kültür

30 Ağustos 2008 - 01:32

Toplumlar, bireylerin belirli durumlarda karşılaştığı sorunları çözümlemek ve gereksinimlerini gidermek için birçok araçlara ihtiyaç duyarlar. Kişinin içinde bulunduğu çevre şartlarına, toplum içinde yaşadığı insanlarla olan ilişkilerine göre, bu araçlar belirlenmekte ve değişmektedir. Bu çerçevede, en basitinden en gelişmişine kadar insan topluluğunda kültür denilen ortak bir olguya rastlamaktayız. Kültür kavramının kökeni Latincedeki “Cultura” sözcüğünden gelmekte olup, “toprağı verimleştirmek için çalışma” anlamına gelmektedir. Bunun dışında kültür kavramının tanımını yapmak oldukça zordur. Çünkü bu kavram zaman içinde değişikliklere uğramış ve farklı anlamlara gelmeye başlamıştır. Bununla birlikte “kültür” bir toplumun yaşam biçimini ifade ettiği söylenebilir. Kültür, bir insanı diğerlerinden ayıran zihinsel özellik olarak da tanımlanabilir. Bu açıdan baktığımızda, bireysel özelliklerin kişinin yetiştiği ve yaşam deneyimlerini elde ettiği sosyal çevrelerde yattığı söylenebilir. Bu yaklaşım aileden başlamakta, okulda, arkadaş gruplarında, çalışma ortamında ve içinde yaşanılan toplumda devam etmektedir. Kültür, öğrenme sonunda oluşmakta, bir başka ifadeyle kişinin yaşadığı sosyal ortamdan kaynaklanmaktadır. Diğer bir tanıma göre kültür ya da uygarlık, bir toplumun üyesi olarak insanın kazandığı bilgi, sanat, gelenek-göreneklerle beceri ve alışkanlıkları içeren karmaşık bir bütündür. Özetleyecek olursak, “kültür” öğrenilmiş ve öğretilen, eğitimle yeni kuşaklara aktarılan bir olgu olduğunu söyleyebiliriz. Kültürün özelliklerini ise şu şekilde sıralayabiliriz: 1. Kültür öğrenilir, 2. Kültür, kişisel değil toplumsaldır, 3. Kültür tarihsel bir boyuta sahiptir ve süreklidir. 4. Kültür toplumun ihtiyaçlarını karşılayıcıdır. İnsanlar doğduğunda herhangi bir kültüre sahip değildir. Dolayısıyla, kültürün kazanılması ilk önce ailede başlar, sonra toplumsal süreçte devam eder. Diğer bir ifadeyle, kültür içgüdüsel ve kalıtımsal olmayıp bireyin doğduktan sonraki yaşantısında kazandığı alışkanlıklar, davranış ve tepki eğilimleridir. Kültür, toplumlarda yaşayan insanlar tarafından oluşturulur ve ortaklaşa paylaşılır. Bu durum toplumsal özelliğe sahip olmaktan kaynaklanır. Kültür, bir kuşaktan diğerine geçmek suretiyle süreklilik kazanır. Gelenekler ve görenekler kültürün sürekliliğini sağlayan etkin birer araç niteliği taşır. Kültür, birey davranışlarını sınırlayıcı bir faktör özelliğine de sahiptir. Ayrıca, kültürü insanlar oluşturduğu gibi, kültür de insanları biçimlendirmekte, böylece insanlar içinde yaşadığı çevrenin sahip olduğu kültürel özelliklere göre şekillenmektedir. Kültür, özet olarak şu faktörlerden oluşmaktadır: 1. Dil, 2. Din ve inançlar, 3. Değerler, 4. Norm ve kurallar, 5. Örf ve adetler, 6. Yasalar ve toplumsal ahlak kuralları. Bir toplumun ya da ülkenin, her sosyal grubunda, her coğrafi bölgesinde geçerli olan, benimsenen ve yaşanan unsurlarından ibaret olan kültür, genel kültür olarak tanımlanabilir. Yani, bir ülkenin ya da toplumun inançları, değerleri, hareket tarzları ve yaptırımlar genel kültürü ifade etmektedir. Bu kurallar, topluma tarihsel süreçte yerleşmiştir.

Son Yazılar