Reklam
  • Reklam
Siyaset akademisi
Reklam
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

Siyaset akademisi

05 Mayıs 2009 - 20:01

Yirminci yüzyılın sonlarında doğru ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda tüm dünyayı kasıp kavuran küreselleşme olgu'su ile birlikte sermayenin dünyadaki egemenliği, yakın zamanda Amerika'da patlak veren konut krizi ile birlikte gerilemeye başlamış ve hem kendine hem etrafına zarar vermeye başlamıştır. Bu durum bize sermayeyi yönetenlerin yeterli olmadığını ve/veya önemli hatalar yaptığını göstermektedir. Ülkelerin büyük çoğunluğunu etkileyen ve zararlar veren mevcut (siyasi, sosyal ve ticari) sistemlerin yetersiz olduğunu, sadece konut krizi ile değil, bundan öncede çeşitli örneklerle (Enron Skandalı gibi) oluştuğunu gördük. Bu gelişmeler bize dünyadaki mevcut sistemlerin yeterli denetim ve bilimsel yaklaşımlardan yoksun olduğunu kanıtlamıştır. Bununla birlikte, mevcut rekabet koşulları değişmiş ve daha dinamik bir yapıya gereksinim doğmuştur. Bilindiği gibi, ülkelerin kalkınmasının en önemli araçlarından biri, eğitilmiş, nitelikli insan gücüdür. Bu bilinçten hareketle, mevcut aksayan sistemlerin hem yeterli bilimsel (Üniversiteler ve diğer benzeri profesyonel eğitim kurumlarından) destekleri alması, hem de yeterli denetim mekanizmaları devreye alması ve bu birimlerin kontrolünde yürütülmesi gereklidir. Bu faktörlerle ilgili aktörler dışındaki gelişmelere baktığımızda, ülkemizde kayda değer çalışmalar olduğunu gözlemleriz. Nedir bu çalışmalar diye soracak olursanız, öncelikle Üniversitelerin kendi bünyelerinde ve herkese açık, Siyasi Partilerin de kendi üyelerine yönelik olarak başlatmış olduğu “Siyaset Akademisi” çalışmalarını söyleyebiliriz. Öte yandan TÜRMOB (Türkiye Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği) tarafından kamuoyuna sık sık belirtilen kamu ve özel sektörün uzmanları tarafından denetlenmesini sayabiliriz. Yani siyaset, ticaret ve kamu hizmetleri hem bilimden destek alacak hem de konusunda uzman olan kişilere denetime açık olmalıdır. Bunun sağlandığı takdirde, bugün dünyada yaşanan küresel kriz benzeri sorunlar nispeten azalacaktır. Bu gelişmelerle birlikte ülkemizde üniversitelerin uygulamaya başladığı, Siyaset Akademisi çalışmalarına baktığımızda, bunun son derece doğru ve bir ihtiyacı dolduran yaklaşım olduğunu gözleriz. Bir örneği sizlerle paylaşmak isterim. Okan Üniversitesinin geçen aylarda başlattığı “Yerel Yönetimler Akademisi” başlıklı siyaset okuluna bende katıldım. Doğrusu ilk etapta sadece “siyasetin tarihçesi ve günümüz dünyasında siyasetin uygulanma şekli” eğitimini alacağımızı düşündüm. Ancak dersler ilerledikçe ve konular işlendikçe Siyaset Akademisi eğitiminin adından daha değerli olduğu, başta ekonomik, sosyal ve siyasal konular olduğunu, yani genel yönetimlerden yerel yönetimlere, çevre'den ekonomi yönetimine, insan beynini kullanmaktan, insan yönetmeye kadar çeşitli enstrümanları ihtiva etmesi ve eğitmenlerin hem akademik kadrodan hem profesyonel yöneticilerden oluşması, bu eğitimin ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu gösterdi. Özetleyecek olursak, Siyaset Akademisi'ni sadece siyasetle ilgilenen insanlar için değil, her birey için önem arz eden ve alınması gereken bir eğitim olarak görüyorum. Çünkü Siyaset Akademisi almış bir kişi ile almamış bir kişinin, ekonomik, sosyal ve siyasal konulara daha değişik açılardan bakacağını düşünüyorum. Bu nedenle bugüne kadar ülkemizde Siyaset Akademisi eğitimi veren üniversiteler arasında başta Okan Üniversitesi olmak üzere tebrik eder, ülkemizdeki tüm üniversitelerin bu gibi akademik çalışmalara ağırlık vermesini dilerim. Hatta bir adım daha ileri giderek, bu konuda gerekirse bir yasal düzenleme yapılarak konunun teşvik edilmesini ve bu eğitimi alan insanların artmasının sağlanmasını dilerim. Son söz, “Bireylerin Siyaset Akademisi eğitim almaları, siyasi, sosyal ve ticari açıdan sosyal bir sorumluluktur.”

Son Yazılar