Reklam
  • Reklam
Sen yoksan bir eksiğiz
Reklam
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

Sen yoksan bir eksiğiz

24 Haziran 2010 - 09:08

Bilindiği üzere demokrasilerde ulusal egemenlik seçimleri gibi, meslek örgütleri de seçim aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu gibi seçimler, nitelik itibariyle bir "irade açıklaması" bir başka ifade ile ise “halkın kendi temsilcilerini belirleme” aracıdır. Bu ifade, ne zaman tam olarak gerçekleşmiş sayılır? Bu konu bizi, seçim sisteminin ne olması gerektiği sorusuna götürür. Demokratik seçimlerde temsilcilerin belirlenmesi için uygulanacak olan sistem katılımcılık ve hür iradeye uygun olmalıdır. Öte yandan bu olgu, seçim sistemlerinin ülke koşullarına ve ülkelerdeki deneyim birikimlerine paralellik arz etmektedir. Gerek yerel seçimler ve gerekse mesleki seçimlerde, ilk bakışta ayrıntı gibi görünen seçim sistemi, gerçekte ülkenin ve demokratik rejimin kaderi üzerinde etkili olabilmekte ve bu yüzden seçim sistemleri, büyük önem arz etmektedir. Doğru seçim sistemi, "temsilde adalet ve istikrar" ilkeleri arasında mantıklı denge kurma sorunudur. Ülkemizde bugün meslek örgütlerinin seçim sistemine baktığımızda, değişik seçim sistemlerinin uygulandığını görürüz. Bu durum bize doğal olarak, hala bir dengenin oturmadığını gösterir. Meslek örgütlerinin seçim sistemlerinin çoğunda genel seçim sistemi uygulanırken, (Yani yeterli çoğunluğu alanın iktidar olduğu sistem) bazılarında oy oranı çokluğuna bakılmadan “Nispi Seçim Sistemi“ (Ör. TÜRMOB “Türkiye Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği” ve buna paralel olarak, İSMMMO “İstanbul Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası” gibi) uygulanmaktadır. Bu durum çok mu kötüdür, ya da çok mu iyidir, peşin hüküm yapmak yanlış olabilir, deneyip görmek gerekir. Kim bilir belki de çok başarılı olacak bir düzen getirecektir. Hatta bu düzen belki de meclise taşınacaktır, bunu deneyerek göreceğiz. Netice de hizmete aday olan her kes bizim insanımızdır. Bu arada, yakın geçmişte İstanbul Sheraton Maslak Otel'de 7.si düzenlenen LİDERLİK ZİRVESİ programına katılmıştım. Zirve'de Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanından, Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanına, Price Waterhouse Coopers Türkiye Başkanından, Coca Cola Türkiye Başkanına kadar pek çok Lider ve CEO konuşmacı olarak katılmıştı. Birbirinden ayrı misyonları ve görevleri olan konuşmacıların büyük bir bölümü sanki daha önce birlikte hazırlanmış gibi verdikleri mesajların içinde ortak bir nokta vardı. Bu nokta neydi biliyor musunuz? “İYİMSERLİK” Liderler değişik konular anlatıyor, deneyimlerini aktarmaya çalışıyor, ama hepsi iyimser yaklaşımlar ve mesajlar veriyordu. Bu durum beni çok etkilemişti ve mutlaka bu yaklaşımı sadece “7. Liderlik Zirvesine katılanlar” duymakla kalmamalı, kamuoyu ile de paylaşılmalı diye düşündüm. Ve kendi kendime, işimde, sosyal hayatımda, mesleki hayatımda, ülkemin siyasetinde, dünyanın küreselleşmesinde, her ne konuda olursa olsun, birey olarak demokratik haklarımı kollamak koşulu ile konulara iyimser pencereden bakmaya karar verdim. Burada Atatürk'ü anmadan geçemeyeceğim. Ülkenin bütün toprakları bilfiil işgal edildiği anda bile, olaylara iyimser ve umutla bakmayı bilmişti. Gelelim gündemimize, dünyada bugüne kadar kullanılan ister siyasi olsun ister mesleki örgüt seçimleri olsun, sistemlerin hiçbiri kusursuz değildir, mutlaka bir eksiği veya fazlası vardır. Tüm bu olgulara karşın, ülkemizin bilinçli meslek mensuplarının yapacağı bir önemli şey vardır. Mutlaka sandık başına giderek oylarını kullanmaları ve demokrasiye olan katkılarını esirgememelidirler. Unutulmamalıdır ki kullanılmayan bir tek oy bile demokrasi için bir eksiktir. Sen yoksan bir eksiğiz.

Son Yazılar