Reklam
  • Reklam
Göreve davet
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

Göreve davet

12 Kasım 2010 - 14:26

Günümüzde eğitim ülkemizde en çok önem verilen konuların başında gelmektedir. Ülkemizde, eğitime cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren özel bir değer ve önem verilmiştir. Ancak ülkemizde eğitim gören öğrencilerin büyük bir bölümünün ekonomik zorluklar içinde eğitimlerini sürdürmeleri de ayrı bir gerçektir. Toplumların kalkınmaları ve müreffeh bir düzeye gelmeleri için “Eğitim” en ihtiyaç duyulan araçların başında gelmektedir. Bu nedenle hem eğitimin daha kaliteli olması, hem ülkenin ilerlemesi için, başta devlet olmak üzere çeşitli kurum, kuruluş ve şahıslar tarafından gönüllülük esasına dayalı olarak çeşitli şekillerde öğrencilere burs adı altında destek verilmektedir. Burs kelimesinin ne olduğuna baktığımızda; Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık para anlamına geldiğini ve fransızca “bourse” kelimesinden dilimize geçtiğini görürüz. Bir toplum ve bir ülke için vazgeçilmez unsur olan eğitim, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini etkilediği gibi, o ülkede yaşayan insanların yaşam standartlarını ve kültürlerini de etkilemektedir. Bugün dünyamızda gelişmiş ülkelere baktığımızda, bu ülkedeki insanların okuma yazma oranlarının çok yüksek olduğunu görürüz, bu husus bizi eğitimin öneminin ne kadar yüksek olduğu sonucuna götürmektedir. Bu gerçekten hareketle, ülkemizde başta Başbakanlık olmak üzere, devletin çeşitli kesimlerinde, belediyelerde, kamu vakıfları ve özel vakıflarda, derneklerde, şirketlerde ve gerçek kişilerde, çeşitli karşılıklı ve karşılıksız burslar verilmekte olduğunu görürüz. Burada özellikle vakıf, dernek, şirket ve şahısların tamamen gönüllük esasına dayalı olarak, sadece toplumsal duyarlılık, vicdan duygusu ve tabii ki dinimizin sayısız güzelliklerinden biri olan yardımseverlik gereği ihtiyacı olan öğrencilere burs adı altında maddi yardımlar yapılmakta, ülkemizin ve toplumun geleceğine katkıda bulunulmaktadır. Bu durum, yani eğitime yapılan katkı yeterli midir? Kesinlikle hayır, bırakın yeterli olup olmadığını tartışmayı, ülkemizde burs alan ihtiyaç sahibi öğrencilerin burs almayanlara oranı devede kulak bile değildir. Peki ne yapılmalıdır? Yapılacak iş hem kolay, hem faydalı, hem güzel, hem hayırlı, hem insanları sevindirici, topluma faydalı saymakla bitmeyecek kadar anlamlı ve yücedir. İmkanı ve gücü olan her kişi ve kurum, eğitim için ihtiyacı olan kişilere burs vermelidir. Bizzat gidip, kişileri bulmaya veya üniversitelere müracaat edip öğrenci araştırmaya, ya da öğrencinin ailesini ve ekonomik yapısını araştırmaya gerek yoktur. Bu işi kendine görev edinmiş, çeşitli profesyonel veya amatör, eğitim vakıf ve dernekler, yine benzer hemşehri vakıf ve dernekler gibi aracılık yapan birçok kurum ve kuruluşlar vardır. Bu kurum ve kuruluşlar, eğitime ihtiyacı olan kişileri bulmakta, ekonomik yapılarını araştırmakta ve kendilerine düzenli yardım yapılmasını sağlayabimektedirler. Geriye kalan iş, sadece gönüllerin harekete geçmesine ve gerekli duyarlılıkların gösterilmesine kalmaktadır. Ne demişler? “ EL MÜLKÜ LİLLAH” yani bütün varlıklar Allah'ındır. Hiç kimse bu dünyadan ölüp gittiğinde beraberinde bir şey götürmeyecektir, geriye sadece yaptığı iyilikler kalacaktır. İş bu kadar güzel ve kolayken herkes bu konuyu çok iyi düşünmeli ve üzerine düşeni yapmaldır. Özelllikle hali vakti yerinde tüm bireyler, şirketler, kurum ve kuruluşlara büyük görevler düşmektedir. Bu duygularla, paylaşmanın en güzel örneğini bize sunan Kurban Bayramı'nın, ülkemize ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diler, barış ve sevgi içinde yaşanan bir dünya dilerim.

Son Yazılar