Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Etik değer
Reklam
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

Etik değer

05 Aralık 2008 - 18:51

Ansiklopedik Sözlükte etik, “İnsanların töresel ya da ahlaksal ilişkilerini, davranış biçimlerini ve görüşlerini araştıran bir felsefe dalıdır” şeklinde tanımlanmıştır. Etik ya da halk arasında bilinen adıyla ahlak, insanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerlerin, kuralların ve normların, doğru-yanlış veya iyi-kötü gibi kriterlerle değerlendirildiği görülmektedir. Etik Değer ise, toplumsal ve bireysel ilişkileri belli bir düzende tutan, bu düzeni koruyan, bu normlara uyulmasını emreden, kişileri belli bir şekilde davranmaya zorlayan, kişisel eğilimlerini sınırlayan; yetersizliği ve ilkesiz davranışları caydıran, kaliteyi ve rekabeti düzenleyen ve hizmet ideallerini korumayı amaçlayan ilkeler bütünüdür. Etik, Etik Değer, Etik İlkeler v.b. gibi ibareler yozlaşan günümüz dünyasında elle tutulacak ve itibar edilecek ender yaklaşımlar olarak görülür. Bireysel, toplumsal ve siyasi ortamlarda azalan güvene rağmen “ETİK” ibaresinin varlığının olduğu alanlarda bir nebze olsun geleceğe güven duyulmaktadır. Bugün ülkemizde ve dünyada birçok özel şirket, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, siyasi partiler, hatta bazı kamu kuruluşlarında “ETİK” konusunda bir takım “Davranış İlkeleri, Etik Kurul, Etik Davranış, Etik Taahhüt” gibi yapısal yaklaşımların oluştuğunu ve bu oluşumların içinde bulunduğu yapıya güven, saygı ve itibar kazandırdığını görmekteyiz. Buraya kadar her şey güzel ve olumlu görünüyor ancak, uygulamaya baktığımızda sözlükte “etik” halk arasında “ahlak” olarak bilinen ibareye yaklaşım adından gelen anlamlı değere göre zayıf kaldığını pekâlâ söyleyebiliriz. Birey olarak etrafımıza, ülkemize (son zamanlarda meydana gelen Deniz Feneri, belediyelerdeki yolsuzluklar, kamu ihale yolsuzlukları ve benzeri gibi), bölgemize ve dünyadaki gelişmelere baktığımızda, savaşlar ve uluslararası sorunlar bir yana ticari sektörde, siyasette işlerin iyi gitmediğini görürüz. Bunlara bir de son zamanlardaki küresel finans krizini de katarsak, işlerin istenmeyen mecralara doğru gittiğini anlarız. Makalenin başlığına döner, anlamını hatırlayarak yaşanan olumsuzluklarla mukayese edersek “etik” ibaresinin son derece anlamlı ve önemli olduğunu çok daha iyi anlarız. Oysa birçok kamu kurumu başta olmak üzere, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve bazı siyasi partilerin “Etik İlkeleri ve Kurulları” gibi insanlık için çok önemli olan prensipleri olduğunu hatta bu konularda taahhütlerde bulunduklarını görürüz. Bu tür yaklaşımlar sadece reklam, ticari veya siyasi olarak yapılmamalı, bihakkın yerine getirilmelidir. Özetleyecek olursak, tıpkı herkesin evinin önünü temiz tuttuğu zaman tüm şehrin temiz olacağına inanıldığı gibi, tüm taraflar etik ilkelere ve etik değere özen göstererek davranacak olurlarsa ne komşuda yangın olur, ne komşu aç kalır, ne de dünyamızda yukarıda saydığım sorunlar yaşanır. Daha yaşanabilir bir dünya için, bu kadar basit ve kabul görür bir sistem varken, neden hepimiz bu sisteme uyup, ailemizde, iş hayatımızda, toplumsal hayatımızda, siyasette ve her alanda daha mutlu, daha saygın, daha bilinçli, daha dürüst, daha güvenilir ve daha kolay, tarafsız ve çıkarsız bir dünya yaratamayalım. Bu duygularla tüm okuyucularımızın ve halkımızın Mübarek Kurban Bayramını kutlar, sağlık ve huzur içinde nice bayramlar dilerim.

Son Yazılar