• Reklam
EĞİTİM ŞART (2)
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

EĞİTİM ŞART (2)

02 Eylül 2009 - 18:24

Tabii olay sadece eğitimin önemli olduğunu söylemekle bitmiyor, söylemin ötesinde bir şeyler yapmanın zamanı geldi de geçiyor. İnsanımız bunu hak ediyor ve buna sahip olabilmeleri için hiç bir eksiklerinin olduğunu sanmıyorum. Bugün ülkemizde bulunan devlet okullarının durumu içler acısıdır. Sınıflar kalabalık, yeteri kadar nitelikli öğretmen yok, bırakın bunu 21. yüzyıldayız hala bazı dersler boş geçmektedir. Özel okulların durumuna baktığımızda ana okuldan üniversitesine kadar ücretler el yakıyor. En düşük yıllık eğitim bedeli 10.000,00 TL.'dan başlıyor, 25.000,00 hatta 30.000,00 TL.sına kadar çıkıyor. Bu tutarlara, KDV, Ulaşım, Yemek, Kitap ve Kırtasiye, Öğrencinin cep harçlığı gibi giderleri de eklediğinizde ortaya çıkacak rakam daha da kabarmaktadır. Ülkemizdeki insanların yıllık gelir ortalamalarına baktığımızda nüfusumuzun ancak % 5'i bu maliyeti karşılayabilecek seviyededir. Bunun yanına bir de aynı ailede eğitim gören kişi sayısının birden fazla olduğunu düşünün, vay o aile reisinin haline. Olaya bir de başka açıdan bakalım, ülkemizde mevcut özel okulların aldığı bu kadar yüksek ücretler, aynı kalitede öğrencilere dönüyor mu? Bunu denetleyen birimler ücret/kalite farkını tespit edebiliyorlar mı? Bunun için herhangi bir tedbir veya yeterli denetim mekanizması var mı? Bu tür özel okullar elde ettikleri bu kadar yüksek ücretli eğitim geliri sonunda ne kadar vergi ödüyorlar? Bu verileri üst üste koyarak sonuca baktığımızda, bir tarafta bedava devlet eğitimi, diğer tarafta el yakan özel okulların eğitimi, ama neticeye baktığımızda ülkede derece alanların çoğu devlet okullarında eğitimi gören öğrencilerden oluşmakta, bu da ülkemizdeki çarpıklığı gözler önüne seren bir başka acı tablo. Yani özel okullar hem nüfusun çoğunluğunun gelirinin çok üzerinde bir maliyeti gerektirmekte, hem de başarıda beklenen sonuç baktığımızda hayal kırıklığı yaratmakta. Devlet okullarında ise yetersizlikler ve olanaksızlıklar nedeni ile bir başka yara oluşturmakta. Üniversite sorunu ise bir başka içler acısı durum. Üniversite okumaya aday öğrenciler, hem kamu hem özel okullara girebilme şansları oldukça düşük oranlarda. Burada ülkemiz insanının hiçbir kabahati yok, ama yöneticilerimizin yapacakları bir şeyler olmalı. Geçen yıl benim de yöneticisi olduğum “Gönül Yıldızları Derneği” olarak, SHÇEK Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesinde bulunan kimsesiz ve öksüz çocuklara spor ve eğitim desteği verebilmek için bir protokol imzalamak üzere o zamanki Devlet Bakanı Sn. Nimet ÇUBUKÇU'yu makamında ziyaret etmiştik. Kendilerinin eğitime duyarlı olduğunu hissettim. Bugün Milli Eğitim Bakanı olan Sn. Nimet ÇUBUKÇU başta olmak üzere, Maliye Bakanı Sn. Mehmet ŞİMŞEK' e ve tabii ki kabine üyeleri ile Sn. Başbakanımıza, tüm siyasi partilere, gönüllü Sivil Toplum Kuruluşlarına ve Kurumsal Sosyal Sorumluluk sahibi özel şirketlere bu konu ile ilgili önemli görevler düşmektedir. Ne mi yapabilirler, özel okulları teşvik ederek (kredi ve vergi açısından desteklenerek) özel okulların artmasını sağlayabilirler, eğitim ücretlerini düşürebilirler, özel okullardaki eğitim ve mali yapı daha sıkı denetlenerek kaliteyi artırılabilir. Yeni Anadolu Liseleri açabilir, özel sektörü okul yapmaya daha çok teşvik edebilirler. Bugün ülkemizin kalkınmışlık durumuna göre dört ticari bölgeye ayrılarak önemli oranlarda (Kredi, Vergisi ve SGK İşveren primi gibi) teşvikler verilmekte, işsizliğe çareler aranmaktadır. Neden eğitim sorunumuza da benzer teşviklerle ve/veya sübvansiyon yolu ile çareler bulunmasın. Siyasilerin ağzından düşmeyen popüler deyim “Eğitim Şart” lafta kalmamalı, herkes elini taşın altına koymalı. Eğitim, sadece öğrenciler için değil, “her yaşta ve makamda şart”. Eğitimle ilgili anonim bir deyim, “Düşünmeden öğrenmek faydasızdır, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.” Bu duygu ve düşüncelerle tüm öğretmenlerimize ve öğrencilerimize, sağlık ve başarılar dilerim.

Son Yazılar