Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Eğitim şart (1)
Reklam
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

Eğitim şart (1)

17 Temmuz 2009 - 11:35

Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde plansız, programsız ve niteliksiz eğitim nedeniyle, yeterli miktarda çok az sayıda kalifiye elaman yetişmektedir. Doğal olarak da bu tip ülkelerde nitelikli işgücü talebi yeterince karşılanmamaktadır. Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler sınırlı istihdam nedeniyle, yetiştirdikleri az sayıdaki beyinleri gelişmiş ülkelere “beyin göçü” veya “taşan beyin” olarak tanımlanan adıyla adeta kaptırmaktadırlar. Bu durum ise söz konusu ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasındaki uçurumun eğitim kalitesi bakımından sürekli açılmasına neden olmaktadır. Bir ülkede nitelikli eleman yetişiyorsa bunları mevcut ekonomide istihdamı da sağlanmalıdır. Aksi taktirde bu kişilerin ülkede kalması mümkün olmamaktadır. Bu tür beyinlerin en iyileri yabancı ülkelere gitmekte ve oralarda çalışmaktadır. Sonuçta beyin göçü alan ülkeler kazanmakta veren ülkeler kaybetmektedir. Bu nedenlerle “eğitim” bir ülkenin ekonomik, sosyal, kültürel ve politik alanda yaşanan tüm hızlı gelişme ve değişmelerden azami faydalanmayı sağlayabilecek ve bu alanlarda meydana gelebilecek olumsuzlukları asgariye indirebilecek en önemli araçtır. Gelişmekte olan ve Avrupa Birliği'ne giriş sürecindeki ülkemiz, mevcut resmi eğitim ve öğretim sistemini yeniden düzenlemek, eğitimde reform niteliğindeki değişimleri başlatmak ve gerçekleştirmek zorundadır. Türkiye'nin yarınlarında aydınlık yüzler görmenin ön koşulu, bugünkü çocuklarımızı çok iyi şekilde eğitmekten geçiyor. Batıdaki seviyelerde eğitimde fırsat eşitliğini yakalayamamış çocukların daha iyi bir eğitim olanağına kavuşmadan, hızla değişen ve küreselleşen bu dünyada başarıya ulaşma şansları yok denecek kadar azdır. Ülkemizdeki sekiz yıllık zorunlu eğitime rağmen, bugün kamu okullarının çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilecek olanaklardan yoksun olduğu açıktır. Eğitim sisteminde tartışılmaz ağırlığı olan devlet, kaynak yetersizliği, yapısal sorunları ve yetersiz okul/sınıf sayısı, yeterli nitelikli öğretmen azlığı nedeniyle bu görevi yerine getirirken çeşitli güçlüklerle karşılaşmaktadır. Ülkemizde “Avrupa Birliği” gündemi oluştuğu günden beri eğitime daha çok önem vermemiz gerektiği kamu, özel sektör, gönüllü sivil toplum kuruşları yetkilileri tarafından sürekli dile getirilse de kayda değer bir aşamanın sağlanmadığı da aynı yetkililer tarafından dile getirilmektedir. Tüm bu gelişmelerle birlikte, Avrupa Birliği konusu ülkemiz gündemine oturduğundan beri, özellikle gönüllü Sivil Toplum Kuruşları son derece duyarlılık göstererek, EĞİTİME KATKI anlamında çok önemli destekler vermeye başlamışlardır. Bunlardan bazılarına bakacak olursak, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türk Eğitim Vakfı, Eğitim Gönüllüleri, MAREV ve bunun gibi daha sayılabilecek birçok gönüllü sivil toplum kuruluşları kayda değer ölçüde eğitime katkılar sunmaktadır. Ancak bu gelişmelerle birlikte, ülke olarak dönüp etrafımıza bakmamız ve iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmamız lazım.

Son Yazılar