Reklam
  • Reklam
  • Reklam
E - İMZA
Reklam
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

E - İMZA

17 Şubat 2010 - 00:09

Bilindiği üzere “5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu” 23 Ocak 2004 tarih ve 25355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. E-İmza uygulaması, kamusal ve ticari işlemlerin elektronik ortamda yapılmaya başlanması ile birlikte, iş ve işlemlerin geçerliliğinin, bütünlüğünün ve inkar edilemezliğinin sağlanması amacı ile gündeme gelmiş, dünyada ve ülkemizde uygulanmaya başlanmıştır. E- İmza Nedir? Elektronik ortamda gönderilen belgelerin hangi kuruma ya da kişiye ait olduğunu doğrulayan e-imza, ıslak imza yani elle atılan imza ile eşit statüye sahip bir uygulama olup, sahibinin elektronik ortamdaki nüfus cüzdanı ya da pasaportu olarak adlandırılabilir. 5070 Sayılı kanuna göre ise elektronik imza, başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veri olarak tanımlanmaktadır. E- imza uygulaması, kullanıcılarına aşağıdaki üç ana özelliği sağlamaktadır ∑ Veri Bütünlüğü: Verinin izinsiz ya da yanlışlıkla değiştirilmesini, silinmesini ve veriye ekleme yapılmasını önlemek, ∑ Kimlik Doğrulama ve Onaylama: Mesajın ve mesaj sahibinin iletiminin geçerliliğini sağlamak, ∑ İnkar Edilemezlik: Bireylerin elektronik ortamda gerçekleştirdikleri işlemleri inkar etmelerini önlemek. E – İmza Nasıl Çalışır? ∑ Kullanıcı, elektronik sertifika için elektronik sertifika hizmet sağlayıcısına başvurur. ∑ Sertifika hizmet sağlayıcısı kullanıcının kimliğini geçerli ve güvenilir belgelerle tasdik eder. ∑ Sertifika hizmet sağlayıcısı sertifikanın kaydını bir dizinde toplar. ∑ Kullanıcı kendi gizli anahtarıyla mesaj sahibinin kimlik doğrulaması, mesajın bütünlüğünü ve inkâr edilemezliğini sağlayarak mesajı imzalar ve karşı tarafa gönderir. ∑ Karşı taraf mesajı alır. Elektronik imzasını kullanıcının açık anahtarıyla onaylar ve kullanıcının sertifikasının geçerliliğini ve durumunu kontrol etmek için veri kütüğünde sorgulama yapar. ∑ Veri kütüğü sertifikanın geçerli/iptal durum bilgilerini karşı tarafa iletir. Kanunun hukuki açıdan getirmiş olduğu en önemli yenilikler Islak imza ile aynı hukukî sonucu doğurması, Islak imza ile aynı ispat gücüne haiz olması, Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik verilerin senet hükmünde olması ve bu verilerin aksi ispat edilinceye kadar kesin delil sayılması olmuştur. Konu ile ilgili boşluğu gidermek üzere aşağıdaki yasal düzenlemeler yapılmıştır; ∑ 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu (23 Ocak 2004 tarih ve 25355 sayılı Resmi Gazete) ∑ Sertifika Mali Sorumluluk Sigortası Yönetmeliği (26 Ağustos 2004 tarih ve 25565 sayılı Resmi Gazete) ∑ 2004/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi (6 Eylül 2004 tarih ve 25575 sayılı Resmi Gazete) ∑ 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (6 Ocak 2005 tarih ve 25692 sayılı Resmi Gazete) ∑ Elektronik İmza ile İlgili Süreçlere ve Teknik Kriterlere İlişkin Tebliğ (6 Ocak 2005 tarih ve 25692 sayılı Resmi Gazete) ∑ Zorunlu Sertifika Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (27 Ocak 2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazete) ∑ Sertifika Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı (27 Ocak 2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazete) E - İmza'nın Avantajları Öncelikle e-imza'nın ülkemizde yasalaşmasından sonra bunun fayda maliyet analizini yaptığımız zaman, son derece ekonomik olan bu uygulamanın getirilerinin çok fazla olduğunu söyleyebiliriz. Bu faydaların neler olduğuna baktığımız zaman; ∑ İşlemlerin hızlandığını, ∑ Zaman kazandırdığını, ∑ Bürokratik İşlemlerin azaldığını, ∑ Elektronik ortamda muhafaza kolaylığını, ∑ Gelişen teknolojik kolaylıkları sağladığını, ∑ Kolay bir şekilde arşivlenebildiğini, ∑ Bilgilerin ilgili kamu kurumlarına daha hızlı akacağını, ∑ Denetim ve istatistikler için daha rahat veri sağlayacağını, ∑ Kağıt israfını, (Bir ton kağıt 17 olgun ağacın hayatını kurtarır) ve benzeri kolaylıkları sağladığını sıralayabiliriz. Uygulama tamamen yeni olduğu ve teknolojik alt yapı gerektirdiği için, bugüne kadar kayda değer bir aşinalık ve yaygın uygulama görülmemekle birlikte, başta EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) olmak üzere bazı kurumlarda kullanıldığını görmekteyiz. Bu gibi teknolojik, bürokrasi azaltıcı ve çevreci uygulamaların ülkemizde daha geniş alanlara yayılmasını dilerim.

Son Yazılar