Reklam
  • Reklam
Cennet üçgeni
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

Cennet üçgeni

16 Nisan 2013 - 15:50

Antalya’nın Demre ilçesine bağlı, Antik dünyanın en gizemli ve büyüleyici bölgesinde bulunan “Kekova Adası, Üçağız (Theimussa) Köyü ve Kale (Simena) Köy” doğal güzellik, güneş, deniz, kültür ve tarihibir arada barındıran tam bir “Cennet Üçgeni” gibidir.
Köyün kuzey kıyısında yer alan Üçağız Köyü'nün içinde görülen kalıntılar Theimussa antik kentine aittir. Şehrin tarihinin M.Ö. IV. yüzyıla kadar indiği tahmin edilmektedir ve birçok mezar kalıntıları vardır. Bu mezarların çoğu Helenistik ve Roma dönemine aittir. Şehrin doğu ucunda kayaların kesilmesiyle 28 m uzunlukta 8 m genişlikte bir iskele bulunmaktadır. Kayaların kesilme izleri bugün de görülebilir. Buradan Kaleköy'de bulunan Simena'ya geçilir.
Kale Köyü ise eski Simena antik kenti üzerine kurulmuştur. Simena kalesi Orta Çağ'da kullanılmıştır. Orta Çağ surlarının oluşturduğu iç kalede, kalıntıları birkaç bloktan ibaret olan bir tapınak yer alır. Yine kale içinde, doğal kayaya oyulmuş 300 kişilik bir antik tiyatro yer alır. Burada aynı anda üç ayrı devri görmek mümkündür. Kale'den Üçağız'a bakıldığında, buranın ne kadar emniyetli bir doğal liman olduğu görülür.
Çevrede, karada ve denizde çeşitli kalıntılarla karşılaşılır. Bölge Antik dönemde önemli bir coğrafi olay sonucunda çökmeye ve denizin istilasına uğramıştır. Bu nedenle sıklıkla batmış şehir izlerine rastlanır. Buranın en güzel özelliği, denizin ve rüzgarın sükuneti ve muhteşem manzarası, resmen doğanın insanlara gösterdiği bir misafirperverliktir.
Yerel halk ile yaptığım görüşmelerde burasının ülkemiz insanından daha çok yabancılar tarafından bilindiğini hatta yöre hakkında karış karış bilgiye sahip oldukları ve yabancı ziyaretçilerin ülkemiz insanından daha fazla olduğu anlatıldı.
Özetle KEKOVA, doğa ile tarihin bütünleştiği, koylarının güzelliğini ve mavinin bütün tonlarını görebileceğiniz bir yeryüzü cennetidir.Eğer hala Kekova’yı görmediyseniz,ilk fırsatta yeryüzünün bize sunduğu bu güzelliği keşfedin.
Bu arada ülkemizin Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projelerinin önderlerinden Opet Petrolcülük A.Ş. ve Bu Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Sosyal Sorumluluk Duayeni Sn. Nurten Öztürk, ülkemizdeki bu Cennet Üçgeninin yeterince tanınmadığının, ihmal edildiğinin ve birçok ihtiyacının olduğunu fark ederek konuya el atar ve Üçağız Köyünü Opet’in Örnek Köy Projelerine dâhil eder.
Önce köyün eksiklikleri ve acil ihtiyaçları tespit edildi. Sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Demre Kaymakamlığı işbirliği ile yapılan çalışmayla Üçağız Kaleköy’ün fiziksel görünümü iyileştirildi. Köye girişten itibaren tüm güzergah yeni bir çevre düzenlemesine ve peyzaja kavuşturuldu. Her yıl on binlerce turistin ziyaret ettiği Kaleköy’deki tarihi kalenin yanına, OPET standartlarında bir tuvalet yapıldı. OPET, Örnek Köy Projesi kapsamında esnaf ve bölge halkına İngilizce, pansiyonculuk, temizlik, hijyen ve hizmet standartları konulu kurslar düzenleniyor. Tabii ki Üçağız Köyüne 2 Kale Köye 1 adet Opet standartlarında 3 Tuvalet inşası yapılır ve Muhtarlığa teslim edilir.
Sonra sıra Opet Çalışan Gönüllüleri ile Opet Kusursuzluk Elçilerine (Opet mensubu olmayan ve sadece Opet’in Sosyal Sorumluluk Projelerine destek veren gönüllüler) gelir. 4 – 7 Nisan tarihlerinde (60 kadar) Opet Çalışan Gönüllüsü ve çok sayıda Kusursuzluk Elçisi,“Cennet Üçgenine” gelir ve hummalı bir çalışma yaparak kendi açılarından konuyu değerlendirir ve paylaşır. Benim de içinde bulunduğum grup, tıpkı Cennet Üçgeni gibi onlarda büyüleyici ve gönüllerinden gelen bir inançla, her biri sanki bir Kusursuzluk Meleği gibi ilgi ve ciddiyetle çalıştılar. Onların bu yaklaşımı beni Cennet Üçgeni kadar etkiledi.
Bu kadar güzel bir doğa, bu kadar doğru bir organizasyon ve bu kadar kişi, bir amaç için bir araya gelirse, sonucu sizler değerlendirin.

Son Yazılar