Reklam
  • Reklam
  • Reklam
Biraz hoşgörü yeter
Reklam
SEYFULLAH ATÇI

SEYFULLAH ATÇI

Toplum

Biraz hoşgörü yeter

07 Ağustos 2013 - 15:55

Bundan bir ay kadar önce 5H1G (Hak, Hukuk, Hakkaniyet, Huzur, Hoşgörü, Gönülden) başlıklı bir makale yazmış ve toplumsal yaşamımızda beklenen standardı özetleyerek açıklamaya çalışmıştım.
Bu defa, 5H1G makalemdeki başlıklardan bir tanesini (Hoşgörü) sadece bir alanda değerlendireceğim.
Öncelikle Hoşgörü kelimesinin sözlük anlamına bir göz atalım.
Başkalarının davranışlarına saygı göstermek, fikirlerine karşı kırıcı ve alaycı olmadan yumuşak ve şefkatle hareket etmek “Hoşgörülü” olmaktır.
Gelelim konumuza, bugün yaşayan her insanı ilgilendiren en önemli konulardan biri ulaşım ve ulaşımın can damarı olan tahmin edeceğiniz gibi “Trafik”, örnek olması açısından sadece İstanbul’u ele alacağım. İstanbul Valiliği’ nin 2012 yılı verilerine göre, İstanbul'da ehliyeti olanların sayısı 4.925.847, araç sayısı 3.112.770, bir yılda yaşanan trafik kazası sayısı 48.775, bir günlük rakam ise 134, nereden bakarsak bakalım, bu rakamlar Avrupa ve Dünya ortalamasının üzerindedir.
Bu trafik kazaları oranının yüksekliği trafikte seyreden araçları kullanan bireylerden meydana gelmektedir.Belki çok küçük bir oranda araçlardaki teknik arızalardan meydana geldiği olmaktadır.Ancak bu oran toplamın içinde dikkate alınamayacak kadar küçüktür.
Bukazaların nedenlerine baktığımız zaman, karşımıza 2 sebep çıkmaktadır, bir tanesikullanıcı hatası (trafik kurallarına uymamaktan dolayı) bir tanesi de kişilerin birbirlerinin haklarına saygı göstermemeleri diğer bir deyimle hoşgörü göstermemeleridir.
Mesela trafikteyken karşınızdaki bir trafik hatası yaptığında ve siz onunla göz göze geldiğinizde hata yapan kişi avuç içini yukarı doğru ve size göstererek işaret dili ile pardon dediğinde siz hoşgörü gösterir ve aynı hareketi yaparak önemli değil anlamında işaret dilini kullandığınızda problem olmadan herkes mutlu bir şekilde yoluna devam edecektir. Ya da tersini yaptığınızda yani hata yapan kişi özür dilese, siz de dikkat etsene kardeşim dağ başındamısın anlamına gelen hereketler yaparak yüzünüzü de ekşittiğinizde doğal olarak karşı taraftan refleks gelecek ve konu olumsuz yöne sürüklenecektir. (Gazetelerde ölümle sonuçlanan benzer olayları üzülerek izliyoruz), bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Olaya bir de başka açıdan bakalım, trafiktesiniz ve kavşakta bir arabayla karşılaştınız birinizin önce geçmesi lazım, o anda haksızlık yapıp karşınızdakinden önce geçmeye çalışabilirsiniz ya da karşınızdakine avucunuzu yukarı doğru ve sürücüye doğru uzatıp, lütfen siz buyrun anlamında işaret dili kullanarak önce onun geçmesine yol verip sonra siz geçebilirsiniz. Bu durumda karşı sürücü ya memnuniyet gösterip, rica ederim önce siz buyrun diyecek, ya da yine memnuniyet duyarak önce geçecek fakat mutlaka size teşekkür ederim anlamında bir işaret dili kullanacaktır. Yani karşı sürücü her iki olasılıktada hem memnun olacak hem teşekkür etmiş olacaktır. Bu davranışınızla hoşgörünüzü göstermiş olacak ve en fazla 15 saniye kaybetmiş olacaksınız, ayrıca bu hoşgörülü davranışınızın da bir maliyeti yok, yani bedava. Bu örnekleri de çoğaltmak mümkün.
Herbir şahıs trafikte seyrederken birbirlerine hoşgörü gösterdikleri zaman tıpkı herkes evinin önünü temiz tutarsa tüm şehir temiz olur deyimi gibi, trafikte seyretmek keyifli hale gelecek ve yukarıda verilen trafik kazalarının oranı ciddi bir şekilde azalacaktır.
Bu örneği siyasetten aile yaşantımıza, iş yaşantımızdan sosyal yaşantımıza kadar yayabiliriz.
İstemek yeter.

Son Yazılar