Reklam
  • Reklam
Haklarımız ne kadar güvende?
Reklam
EMİNE GÜLİZAR EMECAN

EMİNE GÜLİZAR EMECAN

Her Şeye Rağmen

Haklarımız ne kadar güvende?

25 Mayıs 2017 - 22:19

16 Nisan referandumu ile beraber Türkiye’de yeni bir döneme adım atıldı. Her ne kadar sonuçların meşruluğu tartışmalı ve yargı süreci devam ediyor olsa da uygulamalar artık hayata geçirilmeye başlandı. 

*İktidar partisi partili cumhurbaşkanı için kongre sürecine girdi.
*AKP ve MHP koalisyonuyla Yeni HSK( Hakimler Savcılar Kurulu) oluşturuldu.
*OHAL uzatıldı ve muhtemelen 2019 yılında Cumhurbaşkanı tüm başkanlık yetkilerini alana kadar da ( Erken seçim kararı alınmaz ise) bir şekilde devam ettirilerek ülke KHK’lar ile yönetilmeye devam edilecek.

Bu güne kadar önemli oranda zedelenen birçok hak, yeni dönemde devletin partileşmesi ve yargının parti boyunduruğu altına girmesiyle birlikte iyice tehlike altına girmiş bulunuyor. Demokrasi, insanın yaşama hakkı, ifade ve hürriyet hakkı, eğitim hakkı, yargı hakkı, eşit yurttaş olma hakkı. Liste daha uzar ama ilk etapta bunlar en önemlileri diyebiliriz. Bu ve bunlar gibi birçok hak Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin bize sağladığı kazanımlardı. Şimdi bu haklar engelleniyorsa devlet dediğimiz kuruma kendimizi ve çocuklarımızı nasıl emanet edeceğiz? Rejim değişikliği bu sorunları çözecek mi? Referandumda çıkan sonuç ve yapılan araştırmalara baktığımızda toplumun yarısının birçok başka sebep yanında bu endişelerle de HAYIR oyu verdiği anlaşılıyor. Toplumun yarısında endişe yaratan bu kazanımlara bugün acaba ne kadar sahibiz ve güvendeyiz? Kısa bir bakış atalım.

DEMOKRASİ kavramı bir ya da birkaç yazıya sığmayacak kadar geniş ve çok katmanlı bir kavram. Yasalar önünde eşitlik, özgürlük ve hukukun üstünlüğü demokrasinin en önemli unsurları ve kazanımları olduğuna göre, haklar üzerinden Türkiye’nin karnesini çıkarabildiğimizde, bu karne bizi demokrasimizi sorgulamaya ve tartışmaya götürecek başlıklardan biri olacaktır. 
Birkaç örnekle başlayalım isterseniz.

YAŞAMA HAKKI:
*Her gün kadınlar eşlerini sevgililerini kendi malı sanan erkekler tarafından öldürülüyor. Oran çok yüksek. Çeşitli önlemler alınmaya çalışılsa da azalma var mı? Yok.
Demek ki bir şeyler eksik yapılıyor. Devlet, kadının yaşama hakkına sahip çıkamıyor. YETERLİ ORANDA ÖNEMSEMİYOR.

*İş cinayetlerinde dünya birincisiyiz. İş sağlığı ve güvenliği yasası çıkarıldı, uygulanmaya çalışılıyor. Bir sektör oluştu, bakanlık çalışıyor ama ölümlerde azalma yok. Devlet, işçinin yaşama hakkına sahip çıkamıyor. ÖNCELİKLİ OLDUĞU SÖYLENEMEZ.

EĞİTİM HAKKI: 
*Okullaşma oranı ve okula giden öğrenci sayısıyla ölçmeye çalışmayalım. Niteliğe bakalım. Dünya Ekonomi Forumu dünyadaki en nitelikli eğitim sistemleri sıralaması yaptı ve Türkiye 134 ülke arasında 104’üncü ülke oldu! Birçok gelişmiş Afrika ülkesinin bile gerisine düşmüşüz ne yazık ki. Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme devri gibi eğitimde sürekli geriliyoruz. İnsanların düşüncelerini özgürce ifade edemediği bir ülkede doğal olarak eğitim de geriler zaten. Sonuçta Devlet, çocukların eğitim hakkına sahip çıkmıyor. DEFORMASYONA GÖZ YUMUYOR. 

İFADE, HÜRRİYET, YARGILANMA HAKKI: 
*Artık hükümetin beğenmediği düşünceleriniz var ise bunları ifade etme özgürlüğüne sahip değilsiniz. Hemen terörist damgası ile içeri alınabilirsiniz. Birçok gazeteci ve yazar, akademisyen bir ülkenin düşünce üretmesi ve bunu özgürce tartışması gereken kesimleri hapiste. Mahkemeye bile çıkarılmadan içeride tutuluyorlar. Devlet, insanların ifade ve hürriyet hakkına sahip çıkmıyor. BU İHLALLERİ NEREDEYSE DESTEKER KONUMDA.

Her başlık önemli ve günlük hayatımızda bize dokunan olaylar. Yeni getirilmeye çalışılan rejim bu sorunlarla acaba ne kadar ilgili? Ve yine başta sorduğum soruyu tekrarlarsak, yeni rejimle beraber hükümet bu ve benzeri sorunları çözecek mi?

Artık karne notunu siz verin. Bunlar bana dokunmaz boş vereyim dememeyi de tavsiye ederim.  
Bundan sonra da hep beraber olması gerekenleri konuşmalıyız.

Her zaman güvende olmanız dileğiyle…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar