Okunma Sayısı: 1117 Kişi
![]() |
| -Turay KESLER- | tkesler@pianalitik.com |
| ABD gezi notları; eğitim sistemi, devlet ve özel okulların durumu | |
17/02/2010
|
|
| İSTANBUL Ticaret Odası Özel Öğretim Kurumları Komitesi olarak ABD eğitim sistemi ile ilgili bir inceleme gezisi düzenledik. New York, New Jersey ve Connecticut eyaletlerinde bazı gözlemlerimiz oldu. Bu vesile ile ABD’nin eğitim sistemi ile ilgili bazı önemli noktaları siz okuyucularımızla paylaşmak istedim. ABD’nin eğitim sisteminde göze çarpan en önemli özellik, belli bir merkeziyetçi yapının, yani ulusal bir okul sisteminin olmamasıdır. Bundan dolayı da okul sistemi ve hatta tüm eğitim sistemi eyalet ve eyalet içindeki yerel yönetimlere, yani okul bölgelerine göre çok değişiklik ve çeşitlilik arz etmektedir. ABD anayasasında da belirtildiği üzere; eğitim politikalarının oluşturulması ve yönetilmesi konularında en büyük yetki, ülkeyi oluşturan 50 eyalete bırakılmıştır. Bu durumda her eyalet kendi eğitim amaçlarını, araçlarını ve diğer tüm politikalarını belirlemekte ve bunları kendi belirlediği yöntem ve planlar çerçevesinde yerine getirmeye çalışmaktadır. Hatta pek çok eyalet, sahip olduğu yetkiyi büyük ölçüde yerel yönetimlere, yani okul bölgelerine (school district) bırakmaktadır. Her eyalet kendi içerisinde okul bölgelerine ayrılmıştır. Her okul bölgesi kendi içindeki okul sistemini belirlemekte ve kendi sınırları içindeki okulları yönetmektedir. Büyüklüklerine bakmaksızın her eyalet kendi sınırları içindeki eğitim sistemini kendi başına belirlemek ve yönetmekle sorumludur. Pek çok eyalette eğitim politikaları Eyalet Eğitim Kurulları (State Board of Education) tarafından geliştirilmektedir. Eğitimde merkezi bir yapının olmaması, her eyalette eğitim sisteminin değişmesine neden olmaktadır. Örneğin ABD’de ilk ve ortaokullarına devam etmek, yani ilk ve orta öğretimi almak zorunludur. Ancak bunun yaş sınırlaması bazı eyaletlere göre değişir. ABD’deki her çocuğun en az 11 yıllık bir eğitim alma zorunluluğu vardır. ABD’de sınırlandırılmış da olsa, devletin eğitim sistemi üzerinde önemli bir rolü vardır. Bu roller genellikle; eğitimde eşitliği sağlamak, eyalet ve yerel düzeyde eğitimi geliştirici çabaları desteklemek, üniversite eğitimi için maddi destek sağlamak, ülkenin eğitim durumunu ayrıntısı ile ortaya çıkaracak istatistiksel bilgileri toplamak, eğitim sisteminin geliştirilmesi için gerekli araştırmaları yapmak ve eğitimi ülkenin ulusal öncelikleri arasına yerleştirmek gibi konular üzerinde yoğunlaşmaktadır. Eğitimde Okul Bölgelerinin Rolü Eğitim üzerindeki yetkilerin anayasal olarak eyalet yönetimlerine devredilmesine rağmen pek çok eyalet bu yetkilerin önemli bir bölümünü okul bölgelerine bırakmıştır. ABD’de yaklaşık olarak 15 bin okul bölgesi bulunmakta ve her biri kendi sınırları içerisinde yer alan devlete ait ilk ve ortaöğretim kurumlarını kontrol etmektedir. Özel okullar yerel okul bölgelerinin kontrolüne tabi olmamaktadırlar. Okul bölgeleri atanmış veya seçimle işbaşına gelmiş kişilerden oluşan Okul Kurulları tarafından yönetilmektedir. Ülkede 50 farklı eyalette 50 farklı okul sistemi görmek mümkün olmaktadır. Eyaletler, kendi sınırları içinde okul bölgelerine ayrılmıştır. Pek çok eyalette ise okul sistemi ile ilgili yetkiler okul bölgelerine bırakılmıştır. Okul Sistemi ve Yapısı ABD’deki devlet okulları İlk (elementary) ve ikinci (secondary) öğretim olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlar Türkiye’deki ilk ve ortaöğretime karşılık gelmektedirler. Ancak ilk ve ikinci öğretimdeki okulların kaç yıl sürdüğü eyaletlere göre değişmektedir. a. Devlet okulları; ABD’de ilk ve orta öğretimde okuyan öğrencilerin büyük bir bölümü devlet okullarına devam etmektedirler. Devlet okulları kaynaklarını devlet, eyalet ve okul bölgesinden karşılamaktadırlar. Toplam öğrenci sayısının ancak % 10’u özel okulları tercih etmiştir. Ülkedeki özel okullar genellikle dini gruplar tarafından idare edilmektedirler. Bu okullar maddi olarak öğrencilerden aldıkları öğrenim ücretleri ve yapılan bağışlar ile ayakta kalmaktadırlar. Ülkede yaklaşık olarak 85,000 devlet okulu ve bunlarda öğretim gören 45 milyon öğrenci bulunmaktadır. b. Özel okullar: Devletten bağımsız olan ve çoğunlukla bir dinsel grup veya mütevelli heyeti tarafından yönetilen okullardır. Bu okullar kaynaklarını devlet dışı kaynaklardan alırlar. Bu kaynaklar öğrencilerden alınan öğretim ücretleri başta olmak üzere vakıflar, dini kuruluşlar ve diğer bağışta bulunan kimselerden oluşmaktadır. Özel okullar; eyalet ve okul bölgeleri ile halk tarafından seçilen veya atanan okul yönetim kurulu tarafından yönetilirler. Bazı okullarda aile ve öğretmen organizasyonları da yönetimde görev almaktadırlar. Özel okulların aksine devlet okulları ise kaynaklarının hemen tümüne yakınını okul bölgesi, eyalet ve devlet kaynaklarından almaktadırlar. Buna ilave olarak veli veya öğrenci destekli aktiviteler ve yapılan bağışlar da devlet okullarına maddi kaynak sağlamaktadır. Özel okullar, öğrencilerin bireysel olarak katılabilecekleri okullar olmakla birlikte okul yönetimi bu okullara olan başvuruları kabul edip etmemekte serbesttir. Devlet okullarında ise okul bölgeleri öğrencilerin hangi okula gideceklerini belirlemektedir. Okul bölgelerinin belirlediği listelerde okul yönetiminin her hangi bir müdahalesi yoktur. Tüm özel okulların % 79’u din ile yakın ilişkili olan okullardır. % 30’u Roma Katolik Kilisesi, % 49’u ise diğer dinsel gruplar ile ilişki içindedirler. Geriye kalan %21 ‘lik özel okulların ise her hangi bir dini grup veya cemaat ile ilişkisi yoktur. Katolik okullar tüm özel okulların % 30’unu oluştursa da özel okulda okuyan öğrencilerin %48’ine sahiptirler. c. Charter Okullar: Devlet ve özel okullar yönetim ve kaynak açısından birbirlerinde ayrılmaktadırlar. Bunlara ilave olarak ülkede son yıllarda, eğitim kalitesini arttırmak ve ülkede eğitim görmemiş kimse bırakmamak amacı ile yeni bir okul sistemi geliştirilmiştir. Bu sistemdeki okullara, Charter okulları denmektedir. Bu okullar, özel topluluk veya kuruluşlar tarafından kurulan ve idare edilen, ancak maddi olarak devlet destekli okullardır. Devlet, her öğrenci başına okul yönetimine belli bir miktarda para vermektedir. Bu miktar öğrenci başına ortalama 5.000-10.000 dolar civarındadır. Bunun karşılığında bu tip okulların istenen standartları tutturmaları beklenmektedir. Charter okulları 3-5 yıl ara ile gözden geçirilmekte ve standartlar, müfredat ve yönetim üzerindeki hedefler tutturulamayınca bu okullar kapatılabilmektedir. Sonuç olarak şunu rahatlıkla ifade edbilirim; Asla halkına, vatandaşına veya yatırımcıya soru işaretleri ile bakmıyorlar, özel öğretimi teşvik ediyorlar, kiliselerin vakıfların ve hristiyan mezheplerinin okul açmasını ve faaliyetlerini teşvik ediyor ve katkı sağlamaya çalışıyorlar. Elindeki devlet okullarını dahi charter okulları altında bir yapılanma ile özelleştiriyorlar. Özel öğretim kurumlarını teşvik edici kolaylıklar sağlıyorlar. Darısı Türkiye’nin başına…. |
|
(0) Yorum |
|