Okunma Sayısı: 1428 Kişi www.gazete365.com -Selahattin HARPUTLU-

-Selahattin HARPUTLU-
harputlu05@hotmail.com

Krize son diyebilir miyiz ?

16/08/2010


Bazı kesimleri derin bazı kesimlerin yüzeysel etkileyen ekonomik kriz bütün çevrelerin ortak kararı sona ermiştir. Kim ne derse desin Türkiye krizi son derece iyi ve lehine yönetmiştir.
Ancak krizle birlikte yükselen işsizlik oranları henüz mevcut seviyelerini koruyor ve önümüzdeki dönemde de bu seyrini koruyacak gibi görünüyor. İşsizlik oranının, bu krizde, önceki krizlere göre daha fazla yükselmiş olmasının nedenleri sorgulanırken, IMF,raporunun Nisan 2010 tarihli yeni yayımlanan son sayısında, işsizlik oranı ile ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkiyi irdeliyor ve duruma açıklık getirmeye çalışıyor.
Söz konusu çalışma, işsizlik oranlarını, üretim değişimlerine olan tepkisi üzerinden inceliyor.
Son 20 yılda gelişmiş ekonomilerin verilerine bakıldığında, birçok ülkede söz konusu duyarlılık katsayısının uzun vadede yukarı bir trend içerisinde arttığı gözlemleniyor. Katsayı yıllar arasında olduğu kadar ülkeler arasında da farklılık gösteriyor. Örneğin İngiltere’de 1990’ların başında 0.1 olan katsayı 2009’da 0.3’e yaklaşmış. İsveç’te ise 1990’da 0.1’in bile altında olan oran 2010’da 0.2’nin üstüne çıkmış. Ortalamada 1990’larda 0.25 olan katsayı, 2000’lerde 0.36’ya yükselmiş. İstihdam koruyucu düzenlemelerin sıkılığı, kriz zamanında işverenlerin işçi çıkarmalarını ve büyüme sırasında yeni işe alımları yavaşlattığından dolayı duyarlılığı azaltıyor .
İşsizlik sigortası ödemeleri, kriz zamanlarında işsizliğin daha fazla artmasına neden oluyor yani duyarlılığı artırıyor. Geçici istihdam sözleşmeleri çalışanların kriz durumunda korumasını azaltarak işsizliğin duyarlılığını yükseltiyor. Son olarak da ücret esnekliği, istihdam piyasasında kriz koşullarına göre ücret dengesinin yeniden oluşmasını sağlayarak işsizliğin artmasını önlüyor yani işsizliğin duyarlığını azaltıyor. Çalışma, son 20 sende işsizlik duyarlığındaki artışın en önemli sebepleri olarak istihdam koruyucu düzenlemelerin gevşetilmesi ve geçici işçi sözleşmelerinin artışını vurguluyor.
Sözün özü, son 20 değişen ekonomik dinamiklerden istihdam piyasaları da nasibini alıyor ve çalışanlar krizlerden daha fazla hasarlı çıkıyor. İşsizlik oranının krize doğru olan süreçte, daha yavaş artmasını sağlayıp krizden çıkışta daha hızlı bir şekilde eski seviyelerine inmesi için, ‘kriz zamanı’ ve ‘normal zaman’ istihdam politikalarının ayrı ayrı planlanması gerekiyor.
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yazın
(0) Yorum