Önce Anayasa tartışıldığına göre, Anayasayı irdeleyelim;
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasasından günümüze kadar yüzlerce madde değiştirilmiş, iki anayasa tamamen ortadan kaldırılmış, yeni Anayasa yapılmış, son Anayasanın 30’a yakın maddesi değiştirilmiş, referanduma gidilmiş, referandum sonucu kabul yönünde çıkmış, aynı günün sonunda yeni Anayasa yapılması gerektiği açıklanmıştır. Bugün bütün siyasi partilerin gündeminde yeni Anayasa var. Bu konuyu irdelersek, acaba siyasi partiler kendi siyasi anlayışına göre mi Anayasa istiyorlar?
Yani, madem ki Anayasayı parlamentoda çoğunluğu bulunan iktidarlar yapıyor, Anayasa olmasın, çoğunluğu elinde bulunduran iktidarlar devletin yönetim şeklinden tutun da bütün konularda isteği gibi yasa çıkarsın, Anayasa engel olmaktan çıksın, şeklinde mi düşünüyorlar?
Bunun gerekçesi olarak; “Madem ki halkın iradesi her şeyin üstündedir. O halde halkın iradesine göre hareket etmek zorundayız.” diye düşünüyorlar. Bu durumdan Anayasa da değişmez madde olarak kabul edilen devletimizin yönetim şeklinin de değişebileceği anlamı çıkmaktadır. Bugüne kadar halkın oyuna sunulan 1961, 1982 Anayasasını da, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliklerine bakıldığında;
1- 09.07.1961 Anayasa oylaması: Katılım %81- Kabul %61.5
2- 07.11.1982 Anayasa oylaması: Katılım %92 – Kabul 91.37
3- 06.09.1987 Siyasi yasakların kalkması için yapılan Anayasa değişikliği halk oylaması: Katılım %93.6 – Kabul 50,36
4- 25.09.1988 Erken yerel seçim için Anayasa değişikliği halk oylaması: Katılım %88.8 – Ret %65
5- 21.10.2007 Cumhurbaşkanının hak tarafından seçilmesi için yapılan halk oylaması: Katılım %67,5 – Kabul 68.95
6- 12.10.2010 Anayasa değişikliği için yapılan halk oylaması: Katılım: %77.4 – Kabul 57.93
Bütün bu halkoylamalarına katılım, kabul veya ret oranlarına bakıldığında, darbeler ve ihtilaller sonucu ortadan kaldırılan Anayasaların yerine yeni Anayasal düzenlemelerin hak tarafından yüksek oranda katılım ve yüksek oranda kabul edildiğini görmekteyiz.
1961 ve 1982 Anayasaları darbe ve ihtilalle yönetime el koyan Askeri Yönetimlerce Anayasa Hukukçularına hazırlatılıp, halkın oyuna sunulmuştur.
Darbe anayasası diye sivillerin eleştirdiği Anayasalar yüksek aranda katılım, yüksek oranda evet diyen halk, bizim halkımız değil mi? Bu anayasaları sadece askerler mi onayladı?
Siviller tarafından yapılıp, referanduma sunulan Anayasa değişikliklerine katılım oranı katılım ve kabul açısından %30lara varan daha düşük oranda olduğu gözlenmektedir.
Demek ki halkın Anayasa konusunda bilgisi ve ilgisi yok. Halk, o günkü iktidarın yani devlet yönetimini elinde bulunduran erkin görüşü aynı şekilde halka yansıyor ve “Evet-Hayır” oranı da buna göre oluşuyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen yasalarda da aynı durumu görmek mümkündür. Bu durumda Anayasa ve yasalardaki eksiklikler, genişleyen bir yelpaze gibi ele alınmalıdır.